Log in or Sign up
Alevi Canlar
Forums
>
Alevilik
>
Sorularınız, Cevaplarınız ve Anketlerimiz
>
Ziyaretçiler ( Soru - Cevap )
>
soru
>
Reply to Thread
Name:
Verification:
25'ten 9 çıkarsa kaç kalır?
Message:
<p>[QUOTE="oktay, post: 45658, member: 536"]<span style="color: DarkRed">Hz. ALİ’NİN ÖLÜMÜ</span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green">Nehrevan savaşından ailesinin mühim bir kısmını kaybeden aileden bir kadının kocası olan Abdurrahman b. Mülcem el-Muradi, Şebib b. Becere ve Verdan adlı hariciler, Nehrevan savaşında katledilen akrabalarının intikamını almak için, halife Ali b. Ebü Talib’i öldürmek üzere, ittifak etmişlerdi. </span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green"><br /></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green">Taberi ve İbn’ül-Esir, Hz.Ali’nin ölüm sebebini şöyle anlatır: Abdurrahman b. Mülcem Şebib ve Verdan adlı suikastçılar mescidin kapısının önünde gizlenir. Hz Ali evden çıkıp mescide yürürken, Şebib üzerine atılarak, kılıcını savurur, ancak kılıç kapının kenarına çarpar. Arkasından Abdurrahman b. Mülcem şöyle der: Ya Ali, hüküm ancak Allah’ındır; senin ve adamlarının değildir deyip, Hz. Ali’nin tam başı üzerine bir kılıç vurur; kılıç beynine kadar işler. Abdurrahman b. Mülcem Hz. Ali’ye darbe indirip kaçacağı sırada Hz. Ali: Bu adam kaçıp kurtulmasın, yakalayın, diye seslenince orada bulunup sesini işiten halk hemen Abdurrahman b. Mülcem’i yakalamışlardı. Ancak rivayetlere inanmak lazım gelirse, Şebib ve Verdan adlı suikastçılar kaçarak kurtulur.</span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green"><br /></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green">Sonra Hz. Ali’yi yaralı halde eve götürdüler. Bu sırada Hz. Ali: Bu adamı yanıma getirin, diye buyurdu ve Abdurrahman b. Mülcem’i huzuruna getirdiler. Hz. Ali ona: Bu cinayeti neden işledin?, diye sorunca Abdurrahman b. Mülcem: Senin kanını helel buldum ondan ötürü ki, sen çok kan eyleyip hadsiz adam öldürdün, diyerek karşılık verdi, Hz. Ali Hz. Hasan’a dedi: Eğer ben ölecek olursam onu da beni öldürdüğü gibi öldürünüz. Eğer ölmeyip de sağ kalacak olursam ben onun hakkında gereken hükmü veririm. Bunun üzerine Hz. Hasan Abdurrahman b. Mülcem’i hapsetti. </span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green"><br /></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green">Bu arada Cündeb b. Abdullah Hz. Ali’nin huzuruna gelerek: Şayet seni kaybedersek „ki inşallah kaybetmeyiz“ senden sonra Hz. Hasan’a biat edelim mi?, diye sordu, Hz. Ali de: Ben bu konuda size ne emir veririm, ne de sizi bundan alıkoyarım. Siz kendi işlerinizi daha iyi bilirsiniz; diye cevap verdi. </span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green"><br /></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green">Hz. Ali bu yaranın etkisiyle, üç gün sonra, H. 40 yılın ramazan ayının 17. (M. 23 ocak 661) cuma günü vefat etti. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, cesedini yıkadılar, üç parç kefen ile kefenlediler. Cenaze namazını, Hz. Hasan dokuz tekbir (İbnü’l-Esir’e göre, yedi tekbir) ile kıldırdı ve Küfe’de sultan sarayı ile mescid arasında defenettiler ve mezarının yerini belirsiz ettiler. Ertesi günü Hz. Hasan emretti, Abdurrahman b. Mülcem’i öldürdüler. Müslümanlar cesedini alarak hasırlara sarıp ateşe verdiler. Kaynak: Taberi, (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.3, sa.214-217 E.O.Y. İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.3, sa.397-402 B.Y. </span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green"><br /></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green">İkinci bir rivayete göre, Hz. Ali Küfe civarında, bu şehri Fırat nehrinin taşımalarından koruyan sedler yakınında bir yere gömülmüş idi ki, daha sonra burada, Necef şehri (bugünkü Meşhed Ali) inkişaf etti. </span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green"><br /></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green">Üçüncü bir rivayete göre, Hz. Ali Medine’de Fatima’nin mezarı yanına (yani bugünkü cennet el-baki kabristanından medfundur) defnedilmiş idi. </span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green"><br /></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green">Dördüncü rivayet ise, Hz. Ali’nin mezarı Kasr el-İmara civarında olduğu rivayet edilmektedir. Buna göre, Necef’teki mezar, gerçekte Hz. Ali’nin mezarı değil de, islamdan önceki devirden kalma mukaddes bir mezar olabilir; zaten burada Adem ve Nüh’un mezarlarının bulunduğu da söyleniyordu. Kaynak: İslam ansiklopedisi, Leyden tabı, ma.Necef, M.E.B.Y.</span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green"><br /></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green">Hz. Ali’nin farzedilen mezarı üzerinede büyük bir türbe, Hicri 369 (M.979) senesi Deylem asıllı Büveyhi hükümdarı Azud el-Davla (M.936-983) tarafından inşa ettirdi ki, hükümdar Azud el-Davla ile oğulları Şeref el-Davla ve Baha el-Davla’nin gömülmüş oldukları bu türbe Hamd Allah Mustavfi (M.1281-1350) zamanında hala mevcud idi. Kaynak: İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.8, sa.609-610 ve c.9, sa.25 ve sa.193 B.Y. İslam ansiklopedisi, Leyden tabı, ma. Adududdevle M.E.B.Y.</span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green"><br /></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green">ALINTIDIR...</span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="color: Green"></span></span>[/QUOTE]</p><p><br /></p>
[QUOTE="oktay, post: 45658, member: 536"][COLOR=DarkRed]Hz. ALİ’NİN ÖLÜMÜ [COLOR=Green]Nehrevan savaşından ailesinin mühim bir kısmını kaybeden aileden bir kadının kocası olan Abdurrahman b. Mülcem el-Muradi, Şebib b. Becere ve Verdan adlı hariciler, Nehrevan savaşında katledilen akrabalarının intikamını almak için, halife Ali b. Ebü Talib’i öldürmek üzere, ittifak etmişlerdi. Taberi ve İbn’ül-Esir, Hz.Ali’nin ölüm sebebini şöyle anlatır: Abdurrahman b. Mülcem Şebib ve Verdan adlı suikastçılar mescidin kapısının önünde gizlenir. Hz Ali evden çıkıp mescide yürürken, Şebib üzerine atılarak, kılıcını savurur, ancak kılıç kapının kenarına çarpar. Arkasından Abdurrahman b. Mülcem şöyle der: Ya Ali, hüküm ancak Allah’ındır; senin ve adamlarının değildir deyip, Hz. Ali’nin tam başı üzerine bir kılıç vurur; kılıç beynine kadar işler. Abdurrahman b. Mülcem Hz. Ali’ye darbe indirip kaçacağı sırada Hz. Ali: Bu adam kaçıp kurtulmasın, yakalayın, diye seslenince orada bulunup sesini işiten halk hemen Abdurrahman b. Mülcem’i yakalamışlardı. Ancak rivayetlere inanmak lazım gelirse, Şebib ve Verdan adlı suikastçılar kaçarak kurtulur. Sonra Hz. Ali’yi yaralı halde eve götürdüler. Bu sırada Hz. Ali: Bu adamı yanıma getirin, diye buyurdu ve Abdurrahman b. Mülcem’i huzuruna getirdiler. Hz. Ali ona: Bu cinayeti neden işledin?, diye sorunca Abdurrahman b. Mülcem: Senin kanını helel buldum ondan ötürü ki, sen çok kan eyleyip hadsiz adam öldürdün, diyerek karşılık verdi, Hz. Ali Hz. Hasan’a dedi: Eğer ben ölecek olursam onu da beni öldürdüğü gibi öldürünüz. Eğer ölmeyip de sağ kalacak olursam ben onun hakkında gereken hükmü veririm. Bunun üzerine Hz. Hasan Abdurrahman b. Mülcem’i hapsetti. Bu arada Cündeb b. Abdullah Hz. Ali’nin huzuruna gelerek: Şayet seni kaybedersek „ki inşallah kaybetmeyiz“ senden sonra Hz. Hasan’a biat edelim mi?, diye sordu, Hz. Ali de: Ben bu konuda size ne emir veririm, ne de sizi bundan alıkoyarım. Siz kendi işlerinizi daha iyi bilirsiniz; diye cevap verdi. Hz. Ali bu yaranın etkisiyle, üç gün sonra, H. 40 yılın ramazan ayının 17. (M. 23 ocak 661) cuma günü vefat etti. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, cesedini yıkadılar, üç parç kefen ile kefenlediler. Cenaze namazını, Hz. Hasan dokuz tekbir (İbnü’l-Esir’e göre, yedi tekbir) ile kıldırdı ve Küfe’de sultan sarayı ile mescid arasında defenettiler ve mezarının yerini belirsiz ettiler. Ertesi günü Hz. Hasan emretti, Abdurrahman b. Mülcem’i öldürdüler. Müslümanlar cesedini alarak hasırlara sarıp ateşe verdiler. Kaynak: Taberi, (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.3, sa.214-217 E.O.Y. İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.3, sa.397-402 B.Y. İkinci bir rivayete göre, Hz. Ali Küfe civarında, bu şehri Fırat nehrinin taşımalarından koruyan sedler yakınında bir yere gömülmüş idi ki, daha sonra burada, Necef şehri (bugünkü Meşhed Ali) inkişaf etti. Üçüncü bir rivayete göre, Hz. Ali Medine’de Fatima’nin mezarı yanına (yani bugünkü cennet el-baki kabristanından medfundur) defnedilmiş idi. Dördüncü rivayet ise, Hz. Ali’nin mezarı Kasr el-İmara civarında olduğu rivayet edilmektedir. Buna göre, Necef’teki mezar, gerçekte Hz. Ali’nin mezarı değil de, islamdan önceki devirden kalma mukaddes bir mezar olabilir; zaten burada Adem ve Nüh’un mezarlarının bulunduğu da söyleniyordu. Kaynak: İslam ansiklopedisi, Leyden tabı, ma.Necef, M.E.B.Y. Hz. Ali’nin farzedilen mezarı üzerinede büyük bir türbe, Hicri 369 (M.979) senesi Deylem asıllı Büveyhi hükümdarı Azud el-Davla (M.936-983) tarafından inşa ettirdi ki, hükümdar Azud el-Davla ile oğulları Şeref el-Davla ve Baha el-Davla’nin gömülmüş oldukları bu türbe Hamd Allah Mustavfi (M.1281-1350) zamanında hala mevcud idi. Kaynak: İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.8, sa.609-610 ve c.9, sa.25 ve sa.193 B.Y. İslam ansiklopedisi, Leyden tabı, ma. Adududdevle M.E.B.Y. ALINTIDIR... [/COLOR][/COLOR][/QUOTE]
Log in with Facebook
Your name or email address:
Do you already have an account?
No, create an account now.
Yes, my password is:
Forgot your password?
Stay logged in
Alevi Canlar
Forums
>
Alevilik
>
Sorularınız, Cevaplarınız ve Anketlerimiz
>
Ziyaretçiler ( Soru - Cevap )
>
soru
>
Forums
Forums
Quick Links
Search Forums
Recent Posts
Members
Members
Quick Links
Notable Members
Current Visitors
Recent Activity
New Profile Posts
Alevi Arkadaş Bul
Türkü Radyo
Menu
Search
Search titles only
Posted by Member:
Separate names with a comma.
Newer Than:
Search this thread only
Search this forum only
Display results as threads
Useful Searches
Recent Posts
More...