İLİK NAKLİ

Konu, 'Kültür, Sinema, Müzik, Sağlık, Bilim ve Eğitim' kısmında bluedream tarafından paylaşıldı.

  1. bluedream

    bluedream Daimi Üye

    Kayıt:
    8 Şubat 2007
    Mesajlar:
    545
    Beğenilen Mesajlar:
    3
    Türkler vermedi Tayvanlı Budist hayat kurtardı




    Türkler vermedi Tayvanlı Budist hayat kurtardı

    Türkiye´de kemik iliği nakli için verici bulunamıyor. En az 300 bin olması gereken verici sayısı sadece 30 bin! Oysa bu rakam 550 bin nüfuslu Güney Kıbrıs´ta bile 114 bin. Bu yüzden umudunu yurtdışına bağlayan Türkiye´deki hastalara ilik kendi ülkelerinden değil Almanya, İtalya, İspanya ya da Yunanistan´dan bulunuyor.

    Hayat kurtaran organ bağışında olduğu gibi kemik iliği naklinde de Türkiye sınıfta kaldı. Sadece lösemi denildiğinde akla gelen kemik iliği nakli, hastalar tarafından telaffuz dahi edilemiyor. Çünkü Türkiye'deki verici sayısını dünyadaki rakamlarla kıyaslamak bile mümkün değil. Oysa kemik iliği nakli, hayattayken hayat kurtarmanın tek yolu! Yani organ naklindeki gibi ölümü beklemeye gerek yok. Üstelik kemik iliği bağışlamak, kan vermek kadar kolay ve basit b ir işlem. Buna karşılık yeterli verici olmadığından kemoterapi ile başlayan tedavi sürecinde yorgun düşen bedenler, nakil için gerekli prosedürleri tamamlayamadan çoğu kez kaybediliyor. İstanbul Tıp Fakültesi Kemik İliği Bankası Koordinatörü Doç. Dr. Sarper Diler, Türkiye'de kayıtlı sadece 31 bin vericinin bulunduğunu belirtiyor. Dünyadan örnekler veren Diler, bu konuda ne kadar geride olduğumuzu ise rakamlarla gözler önüne seriyor: "ABD'de 4 milyon 500 bin, Almanya'da 2 milyonun üzerinde, 514 bin nüfuslu Güney Kıbrıs'ta bile 114 bin verici var!" Türkiye'de şu an 10 bin kişinin nakle ihtiyacı olduğunu belirten Diler, kemik iliği nakliyle ilgili sorunları ve çözüm yollarını anlattı:

    * Lösemi ve diğer kan hastalıklarının tedavisinde gerekli nakil için Türkler, vericinin cinsiyetini sorun etmezken, kendileri verici olduklarında 'sadece çocuklara bağışta bulunurum, yurtdışındakilere bağışta bulunmam' diyebiliyorlar. Türk toplumunun çok duyarlı olduğunu biliyorum ancak buradaki sorun bence organizasyonsuzluktan kaynaklanıyor.

    Türkiye riskli bulundu
    * Türkiye'ye en fazla Almanya ve İspanya'dan bağış yapılıyor. Almanya'da yaşayan Türkler bu konuda çok bilinçli ve Türkiye'deki hemşerileri için nakil söz konusu olduğunda hiç düşünmeden geliyorlar. İstanbul Kemik İliği Bankası'nın uluslararası anlaşmaları sayesinde Almanya'dan Çin'e kadar dünyanın dört bir yanındaki taramalardan yararlanabiliyoruz.

    * İstanbul Kemik İliği Bankası'nda çeşitli zorluklara rağmen dünya genelinde tarama yapmaya çabalıyoruz. Ama bu yeterli olmuyor. Dünya Kemik İliği Bankası'nca bir buçuk yıl önce Türkiye riskli ülkeler kapsamına alındı. Çünkü devlet nakil bedellerini zamanında ödemedi. Bu yüzden de daha önce nakilden sonra para alan Dünya Kemik İliği Bankası, şimdi nakilden önce ödeme istiyor.

    * Bazı ülkelerde lösemi tanısı konur konmaz o ülkenin ilik bankasında hemen ilik aranmaya başlanır. Bizde o sistem tam olarak gelişmedi. Onu geliştirmeye çalışıyoruz. Böyle bir şey olursa, potansiyel vericiyi nakle ihtiyaç olmadan hazırlarız. Aksi takdirde son aşamaya gelmiş, hemen nakil yapılması gereken hastaya apar topar başvuru yapıldığında; tarama, vericiyi bulma, kemik iliğini alma işlemleri yetişmiyor. Çoğu kez hasta kaybediliyor.

    * Devletin parasıyla ABD'de 1 milyon dolara kemik iliği nakli olan hastalar var. Oysa Türkiye'de tam donanımlı bir kemik iliği bankası 3-4 milyon dolara, yani 4 hastanın parasına mal olur. Türkiye'de kemik iliği nakli için bugün 50-70 bin dolar gerekiyor. İstanbul Kemik İliği Bankası bugüne kadar 30 nakil gerçekleştirdi. Kemik iliği bankamızın güçlü olması ve verici sayısının artması, ülkemizde insanların bir sigortası olacaktır.

    İlik elimizde kalıyor
    * İlik nakli sadece lösemi değil, aplastik ve akdeniz anemileri, bağışıklık sistemi ve kalıtsal metabolizma hastalıklarında da tek tedavi seçeneği. İlik naklinde kişi yaşarken hayat kurtarıyor. Organ nakillerinde olduğu gibi ölmeniz gerekmiyor. Ama buna karşılık verici sayısı çok yetersiz.

    * Güney Kıbrıs'ta sokakta dirseğinizi çarptığınız 6 kişiden biri verici. Almanya'da ayda 70, ABD'de ise 210 hasta, ilik nakli yapılarak hayata döndürülüyor. Türkiye'de ise verici sayısının yetersizliği dışında gereksiz işlemlerle de zaman kaybediyoruz. Kemik iliği nakillerinde 10 günde verilmesi gereken sonucu 2 ayda verirseniz, o hasta kaybedilir ve sizin yaptığınız işlemin hiçbir anlamı olmaz.

    * Ülkemizde kemoterapi, radyoterapi derken hastalar vakit kaybediyor. Oysa ki tam donanımlı bir kemik iliği bankası ile hizmet verilebilse bugün 100 hastadan kaybettiğimiz 99 kişinin büyük bir bölümünü kurtarma şansımız olur. Akraba dışı nakillerde biz 100 tanesinden birini nakle götürebiliyoruz. ABD'de bu rakam yüzde 86, Almanya'da yüzde 82 şeklinde gerçekleşiyor ve kişilere yeniden yaşama şansı veriliyor.
    SEVDİCAN GÜNEŞ
    SABAH GAZETESİ
     

Sayfayı Paylaş