Kerbela Olayı

Konu, 'Yazılar, Makaleler, Araştırmalar' kısmında devran tarafından paylaşıldı.

  1. devran

    devran Yönetici

    Bu gün, emelleri zaman sürecinde ebedileşen, tohumları yeşerten ve susamış fidanları doyasıya sudan doyuran, yenilmez ve kahraman bir şahsiyetin şehadet yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu büyük şahsiyet, imam Ali'nin (sa) pak evladı, insanlık ve şehadettaleplik muallimi imam Hüseyin'dir (sa).
    Irak'ın Musul kentinin müftüsü el-Ubeydi şöyle diyor: Kerbela faciası beşeriyet tarihinde ender rastlanan bir olaydır, nitekim bu olaya imza atanlar de eşsiz insanlar sayılır. Hüseyin Bin Ali (sa) mazlumun hakkını ve kamu maslahatını savunmayı bir görev bildi ve bu yolda pasit davranmadı. O hazret mübarek varlığını Kerbela kurbangahında feda etti ve bu yüzden yüce Allah katında şehitlerin baş tacı sayılır ve tarihte de kendisinden reformcuların önderi olarak söz edilir.
    Faslı Seyyid İdris Hüseyni de şöyle anlatıyor: Bir gün yakınlarımdan biri benden nasıl oldu da Ehli Beyt mektebine katıldın, diye sordu. Ben de şöyle dedim: İmam Hüseyin (sa) ve Aşura günü o şekilde şehit edilmesi. Çünkü o gün yaşanan acı tablolar ve o hazrete ve hanedanına yönelik işlenen feci cinayetler, ancak ve ancak sağlıklı ve hidayete ermiş bir düşünce yüzünden gerçekleşmişti. Kerbela çölünde akan Ehli Beyt fertlerinin pak kanları sıradan akan kanlar olamaz. Bu kan, Allah Resulü'nün (sav) hakkında çok kez tavsiyelerde bulunan en asil ve en şerif bir insanın kanıydı. Böyle bir insan asla batıl yolunda olup da onu katleden hainler asla hak olamaz.
    İmam Hüseyin (sa) babası imam Ali (sa) gibi insanlık tarihinin en mazlum fertlerinden biridir. Bu gün her zamankinden daha çok imam Hüseyin (sa) ve Aşura kıyamından söz edilmektedir. Bunun sebebi insanların sürekli adalet ve özgürlük yokluğundan ve zulüm ve haksızlıkların artmasından acı çekmesidir ve imam Hüseyin (sa) gerçekte zulüm karşıtlığı, adalettaleplik ve özgürlük bayraktarıdır.
    Gerçekte Aşura hadisesini beyan etmek zulme alışmış ve riyakarlığı resmiyete tanımış insanları bu huylarından kurtulmak için harekete geçirir. Pak ve büyük onurla yaşayan ve dünyanın hür insanlarının baş tacı olan mazlum bir şahsiyetin katlandığı acıları yeniden beyan etemk mazlumların seslerinin daha yüksek bir tonla duyulmasına ve zalimlerin saraylarının temellerinin sarsmasına vesile olur.
    İslamiyetin büyük ve tarih yazan şahsiyeti imam Hüseyin (sa), yaklaşık 57 yıl yaşadı. Bu yılların 6 yılı, Medine'de Allah Resulü'nün (sav) yayında geçerken 30 yılı da babası imam Ali (sa) ile birlikte İslam ümmetinin engebeli dönemi ile sürdü. O hazret on yıl da ağabeyi imam Hasan (sa) ile birlikte yaşadı. İmam Hüseyin, ağabeyinin şehadetinden sonra on yıl İslam ümmetinin imametini sürdürdü. O yıllar, imam Hüseyin'in (sa) cesareti, büyüklüğü, akılcılığı ve hakikattalepliği gibi özelliklerinin aynasıdır. Fakat imam Hüseyin'i (sa) beşeri topluma tanıtan en büyük özelliği, yaşamının son günlerinde ve özellikle Aşura gününde sergilediği tavır ve tutumdu.
    Aşura kahramanı Kerbela çölünde yarattığı hamasetle tarihin diğer tüm önemli hadiselerini etkiledi. Hak ve hakikat uğruna şehitlerin baş tacının Aşura günü şehit düşmesi, tarihte oldukça kalıcı ve coşkulu bir aşk yarattı ve o hazretin hamasetini beşeriyete ebedileşmiş bir ansiklopedi gibi sundu. Bu yüzden İranlı şair Fuat Kirmani şöyle yazıyor:
    Düşman seni katletti, ama nurun sönmedi
    Evet, sönmeyen nur, Rabbimizin nurudur
    İmam Hüseyin (sa) mantığında yaşam, ancak insani izzet ve keramete dayandığında güzel ve anlamlı olur ve Allah'ın sunduğu yaşamın en önemli amacı, erdeme ve yüceliğe ermektir. Tabi bu yolda hareket etmenin en önemli aracı da, adalet ve özgürlüğü kurmaktır. Adalet ve özgürlük beşeri toplumlar için akciğerler için hava kadar önemlidir ve bunlar olmaksızın insanlar yaşayamaz.
    İmam Hüseyin (sa) insanları kader belirleyici hareketlere yönlendirmek ve toplumda adalet ve eşitliği sağlamak için izzetli ölümle ebedi yaşama kavuşmanın büyük bir saadet olduğunu belirtti. Gerçekte imam Hüseyin (sa), düşünceleri hak ekseni ve dini ve insani değerleri ihya etme üzerinde kurulan Hz. İbrahim (sa), Hz. Musa (sa), Hz. İsa (sa) ve Hz. Muhammed (sav) gibi peygamberlerin mirasçısıdır.
    İmam Hüseyin (sa) yüce ruhunu beşeriyeti kurtarmaya adadı ve insanların yücelmesi için kıyam etti. bu yüzden Arap şairlerden biri imam için şu ifadeleri kullanıyor: Ruh yüce olunca cisim ve bedenin onu izlemekten başka çaresi yoktur. Lakin küçük ruhlar bedeni takip eder ve mantık ve akıldan uzak hareket ettiği için kaçınılmaz olarak her türlü zillete ve bedbahtığa boyun eğer ve her türlü cinayeti işler.
    İslam kültüründe şehadet, milletlerin yaşamını ve iman nurunun bekasını güvence altına alan bir inançtır. Bu yüzden beşeri toplumlar adalet ve eşitliğe kavuşmak için sürekli cesur ve fedakar insanlara ihtiyacı vardır.
    Gerçekte şehit, kendi canını ve kanını feda ederek ortamı kötülüklerden arındırır ve başkalarının gelişmesine ve özgürlüklerin sağlanmasına zemin hazırlar. Bu yüzden şehadet düşüncesi ardından toplumda aydınlık ve basiret görülmeye başlar ve şehitler hiç bir şeyden korkmayan ve ölümü bilinçli olarak seçen aydın ve pak insanlardır.
    İmam Hüseyin (sa) şehadettaleplik simgesidir. Allah sevgisi ve insanları kurtarma aşkı öylesine o hazreti sarmıştı ki Aşura gününde düşmanlarla çatışma arenasını adeta sanat ve fedakarlık arenasına dönüştürmüştü.
    Aşura gününde tüm sahabeler şehit düştükten sonra imam Hüseyin (sa) bir noktayı operasyon merkezi olarak seçti. İmam orada bekliyor ve oradan düşman saflarına saldırıyordu. O hazret herkesten daha cesur ve daha yürekliydi ve saldırdığı her noktada bir kaç kişiyi dağıtıyordu. Hiç kimse o hazretle teke tek savaşmaya cesaret edemiyordu.
    Saad'ın oğlu haykırdı: Ne yapıyorsunuz? O, Ali'nin oğludur. Onun bedeninde Ali'nin ruhu var. Onunla teke tek çarpışmayın.
    İşte bundan sonra düşman, imam Hüseyin'i (sa) yenmek için yöntem değiştirdi ve hilekarlığa yöneldi.
    İmam Seccad (sa) Aşura olayını şöyle anlatıyor: Babam Hüseyin zor duruma düştüğünde, onunla savaşanlar babama baktılar ve onu umduklarından farklı buldular, öyle ki o zor şartlarda düşmanın elleri titremeye ve gönülleri korku ve dehşete kapılmaya başladı. Fakat Hüseyin (sa) ve ihlaslı sahabeleri, yüzleri parlıyor, bedenleri dim dik ve huzurlu görünüyordu. Düşmanlar bir birine, bakın Hüseyin ölümden asla korkmuyor, diyordu.
    Kerbela'nın kurak ve sıcak çölünde devam eden eşitsiz savaşta bir süre sonra susuzluk ve yorgunluk imam Hüseyin'i (sa) zorlamaya başladı. Bir an duraksadı. Düşman ordusundan biri bir taş attı. Taş o hazretin alnını yardı. İmam yüzündeki kanı silmek için gömleğini yukarı çekti. O sırada acımasız biri, Allah Resulü'nün (sav) göğüsün hedef alarak bir ok attı. Ok, o hazretin göğüsüne saplandı ve mübarek bedeninde kanlar akmaya başladı. İmam göklere baktı ve şöyle konuştu: Ey Rabbim, sen bilirsin ki bu ordu, yer yüzünde ondan başka Allah Resulü'nün kızının oğlu olmayan birini katlediyor.
    İmamın baygın vücudu bir süre öylece yerde kaldı. Hiç kimse o nurani zata yaklaşmaya cesaret edemiyordu.
    Hilal Bin Nafi şöyle anlatıyor: Allah'a andolsun o zamana kadar onun kadar kana bulanmış güzel bir cenaze görmemiştim.
    Evet, Allah Resulü'nün (sav) sevdiği torunu Hüseyin kanlar içindeydi. O sırada imam Hüseyin (sa) yüce Allah ile fısıldaşıyordu:
    Ey Rabbim, senin rızana razıyım ve senin belirlediğin kaderime karşı sabrediyorum. Ey Rabbim, senden başka Rabbim yoktur benim. Ey herkes için ona göre hükmeden Rabbim, benle bu insanlar arasında da sen hükmet, çünkü sen en iyi hükmedensin.
    O sırada imam Hüseyin'in (sa) veladetinin anıları akıllarda canlandı. Allah Resulü (sav) şöyle buyurmuştu: Hüseyin dünyaya geldiğinde Rabbim Cebrail'e meleklerden bin grupla bana nazil olmasına ve Hüseyin'in veladetini kutlamasını emretti.
    Ancak Allah Resulü (sav) Hüseyin'i kucağına alıp şevkinden onu öperken birden bire gözleri yaşlarla doldu. Sebebini sorduklarında o hazret şöyle karşılık verdi: Cebrail bana dedi ki senden sonra ümmetin bu mübarek insanı şehit edecek.
    Aşura günü dolaysıyla tüm İslam alemine bir kez daha taziyelerimizi sunuyoruz. Selam olsun Hüseyin'e (sa) ve onunla birlikte canlarını feda ederek şehit düşen pak insanlara




    AŞURA GÜNÜ İMAM HUSEYN'İN (a.s.) OKUDUĞU ŞİİR

    Dedem Allah Resulü, yaratılmışların en üstünüdür ve Allah'ın yeryüzünde ışıyıp duran meşalesi biziz.

    Ben Ali'nin oğluyum, Haşim Oğulları'nın o temiz soylu yiğidinin hani ve sırf bu iftihar bile yeter elbet bana.

    Peygamber soyunu yürüten Fatıma, annemdir benim; kanat verilen Cafer amcamdır benim.

    Allah'ın Kitabı bizim aramızda dosdoğru bir şekilde inmiştir; bizim hidayetimiz ve vahyimiz dillere destandır.

    Bütün insanlar için Allah'ın emin ve güvenilir dayanak ve sığınağı biziz ve bu hakikati gizli-açık daima söylemişizdir insanlara.

    Kevser Havuzu'nun sahipleri biziz; dostlarımızı bizzat Hz. Resulullah'ın (s.a.a.) kadehiyle doyuracağız Kevser'e şüphesiz.

    (Nefes'ül- Mehmum, s. 219)


    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]KERBELA OLAYI

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Yezit, babası tarafından Müslümanların başına halife tayin edildiği günden itibaren İslam dini kökünden ciddi bir şekilde tehlikeye maruz kaldı. Muaviye, Hicretin 95. yılında oğlu Yezit'i kendisinden sonra halife olarak tayin etmeye karar vermişti. Bu işi kesin şekilde yerine getirmek için daha hayatta olduğu sırada Yezit için biat topladı ve kendisi de ona biat etti.
    İbn-i Sa'd, Tabakat isimli eserinde şöyle yazıyor:

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]"Hüseyin bin Ali, Yezid'e biat etmeyenlerden biriydi. Muaviye hicretin 60. yılında öldüğünde oğlu Yezit hilafet makamına oturdu, halk da ona biat etti. Sonra Yezit Medine'nin hakimine şöyle bir mektup yazdı: "Halkı çağırarak onlardan biat al. İlk önce Kureyiş'in büyüklerinden başla; onların ilki de Hüseyin bin Ali olsun." [1]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Medine'nin hakimi, İmam Hüseyin'den biat almak isteyince, İmam Hüseyin (a.s) cevabında şöyle buyurdular:

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]"Biz, nübüvvet ailesi ve risalet madeniyiz. Yezit ise fasık, şarap içen ve adam öldüren birisidir. Benim gibi birisi öyle bir insana biat etmez..."[2] İmam (a.s) başka bir sözünde de şöyle buyuruyor: "Artık İslam'la vedalaşmak gerekir; çünkü ümmet Yezit gibi bir yöneticiye duçar olmuştur ..."[3]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Tanınmış İslam tarihçilerinden Mes'udî şöyle yazıyor:

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]"Yezit, ayyaş birisi idi; köpek, maymun ve avcı kuşlar besliyordu; içki içiyordu ... Onun zamanında, Mekke ve Medine'de şarkı ve haram müzikler yaygınlaşmış, halk açıktan açığa içki içmeye başlamıştı.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Firavun, halkın işi hususunda ondan daha adil, yakın ve uzak insanlar hakkında ise ondan daha insaflı idi." [4]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]* * *

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]İmam Hüseyin (a.s), Medine'nin durumunu karışık görünce, o şehirde kalmayı doğru görmeyip hicretin 60. yılı Recep ayının sonuna iki gün kala pazar günü ailesi ve dostlarıyla birlikte Mekke'ye doğru hareket etti.[5]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]İmam Hüseyin (a.s), hareketinin hedefini, kardeşi Muhammet bin Haneffiye'ye yazdığı bir vasiyette şöyle açıklamıştır: "Ben azgınlıktan, makam sevdasıyla, fesat çıkarmak ve zulüm yapmak için Medine'den ayrılmadım. Ben ceddimin ümmetini ıslah etmek, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak ve ceddim Resulullah (s.a.a) ve babam Ali bin Ebi Talib'in yolunda hareket etmek için o şehirden ayrıldım..."[6]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]İmam Hüseyin (a.s), Şaban ayının üçüncü gününün Cuma akşamı (yani beş gün sonra) Mekke'ye vardı.[7]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]* * *

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Kufe halkı, Muaviye'nin ölümünü ve İmam Hüseyin (a.s)'ın Yezid'e biat etmekten kaçındığını öğrenince pek çok mektuplar yazıp imzala***** İmam Hüseyin'i Kufe'ye davet ettiler.[8]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Onlar mektuplarında İmam Hüseyin'e (a.s) şöyle yazdılar: "Biz senin yolunu bekliyoruz, kimseye biat etmemişiz. Senin yolunda can vermeye hazırız. Senin için onların Cuma ve cemaat namazlarına katılmıyoruz." [9]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]İmam Hüseyin (a.s), Kufe halkının isteklerine olumlu cevap vererek, Ramazan ayının yarısında, Muslim bin Akil'i Kufe'ye gönderdi. İmam Müslim'e şöyle dedi: "Kufe halkına git, eğer yazdıkları doğruysa, sana kavuşmamız için bize haber gönder."[10]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Muslim, Şevval ayının beşinci günü Kufe'ye vardı. Onun Kufe'ye geliş haberi şehirde yayılınca on iki bin kişi, (bir başka rivayete göre on sekiz bin kişi) onun aracılığıyla İmam Hüseyin'e (a.s) biat ettiler. O bu durumu İmam Hüseyin'e bildirerek İmam'ın Kufe'ye gelmesini istedi.[11]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Kufe'de yaşanan olayların haberi Yezid'e ulaşınca, ilk iş olarak Kufe'nin hakimi olan Numan bin Beşir'i azledip Ubeydullah bin Ziyad'ı onun yerine atadı.[12] Muslim bin Akil'in de yakalanıp öldürülmesini emretti.[13] Diğer taraftan da, İmam Hüseyin'i (a.s), Mekke'de gafil avlayıp öldürmek için kendi adamlarını seferber etti.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]İmam Hüseyin (a.s) bu komplodan haberdar olunca, Allah'ın (c.c.) evi Kabe'de kan dökülmesini engellemek ve o yüce mekanın hürmetini korumak için, hac amellerini aceleyle bitirdi ve hicretin 60. yılı Zilhicce ayının sekizinci günü Mekke'den ayrılarak Irak'a doğru hareket etti.[14]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]İbn-i Abbas, Kerbela vakıasından sonra bir mektubunda şöyle yazıyor:

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]"Şunu hiçbir zaman unutmayacağım ki, sen Hüseyin bin Ali'yi Peygamberin hareminden (Medine'den) Allah'ın haremine (Mekke'ye) sürdün, orada da onu gafil avlayıp öldürmek için, bazı adamlarını gizlice gönderdin. Sonra onu Allah'ın hareminden Kufe'ye sürdün. Hz. Hüseyin, Batha'nın (Mekke'nin) en aziz insanı olmasına rağmen üzgün bir şekilde Mekke'den ayrıldı. Eğer Mekke'de kalarak orada kan dökülmesini isteseydi, Mekke ve Medine halkının tümünden daha çok taraftarı olurdu. Ama o, Allah'ın evi ve Rasulullah'ın hareminin saygınlığnı ve kutsallığını korudu. Sen ise onların hürmetini ve saygınlığını korumadın. Çünkü sen, haremde onunla savaşmak için adamlarını Mekke'ye göndermiştin."[15]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Ubeydullah, Muslim bin Akil'i ve ona sığınak veren Hani bin Urve'yi Kufe'de yakalayıp feci bir şekilde şehit etti.[16]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Ubeydullah, İmam Hüseyin'in (a.s) Kufe'ye geldiğini öğrenince, İmam'ın ordusunu gözetimi altında tutmak için, Hür bin Yezid-i Riyahi'nin komutasında bir orduyu "Kadisiyye" bölgesine gönderdi. Hür Bin Yezid, "Şeraf" denilen bir bölgede İmam Hüseyin'le (a.s) karşılaştı, aralarında bazı konuşmalar geçti. İmam (a.s), Kufe'lilerin iki heybe dolusu mektuplarını Hür bin Yezit'e gösterdi ve kendisini onların davet ettiklerini söyledi. Sonra yoluna devam etti...

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Hicretin 61. yılı Muharrem ayının ikinci günü İmam Hüseyin'in (a.s) kervanı "Neyneva" bölgesine varmıştı. Bu bölgede bulundukları sırada İbn-i Ziyad'ın elçisi, Hür bin Yezid'e bir mektup getirdi. Mektubun içeriği söyleydi: "Bu mektubum sana ulaşır ulaşmaz ve elçim senin yanına gelir gelmez, Hüseyin'i sıkıştırıp onu suyu ve sığınağı olmayan bir çöle sür." [17]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Hür bin Yezid, İbn-i Ziyad'ın emri doğrultusunda İmam Hüseyin'in (a.s) kafilesini "Kerbela" denilen bölgede durdurdu. Ertesi gün Ubeydullah bin Ziyad'ın elçisi olan Ömer bin Sa'd da dört bin savaşçıyla Kerbela'ya geldi.[18]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Söylemeden geçmeyelim ki Hür bin Yezid, İmam Hüseyin'in şahadetinden önce yaptıklarına pişman olup tövbe etti ve İmam'ın (a.s) safında savaşırken şahadete erişti.[19]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Ömer bin Sa'd, Aşura gününe üç gün kala, İmam Hüseyin'in (a.s) kafilesinin suya ulaşamaması için beş yüz süvariyi Fırat nehrini korumaları için görevlendirdi.[20]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Muharrem ayının dokuzuncu günü (Tasuâ), İmam Hüseyin (a.s) ve ashabı, tamamen düşman tarafından ablukaya alındılar; öyle ki düşman, İmam'ın (a.s) yardımına hiç kimsenin gelmeyeceğine emin olmuştu.[21]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Tasuâ akşamı, düşman tarafından savaşın başlaması için saldırı emri verildi. İmam Hüseyin (a.s), düşmanın hareketini görünce kardeşi Abbas bin Ali' ye şöyle buyurdu:

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]"Kardeşim, -canım sana feda olsun- atına bin de onlara doğru git ve onlara; sizin amacınız nedir, ne yapmak istiyorsunuz? diye sor."

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]İmam Hüseyin (a.s)'ın kardeşi Hz. Abbas, onlarla görüşüp konuştu. Sonuçta saldırıyı yarına ertelemeyi kabul ettiler.[22]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]* * *

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Nihayet "Aşura" günü yetişti... Ömer bin Sa'd, otuz bin savaşçıyla saldırıyı başlattı.[23] Otuz iki süvari ve kırk piyadeden oluşan[24] İmam Hüseyin'in (a.s) ordusu, onların saldırıları karşısında korkusuzca direnip, yiğitçe savaştılar. Hem şehit verdiler ve hem de onlardan bir kısmını öldürdüler. İmam'ın (a.s) askerlerinden biri şehit olunca yeri boş kalıyordu, halbu ki düşmanın ordusundan bir kişi öldüğünde yerini hemen bir başkası dolduruyordu.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]İmam Hüseyin'in (a.s) ashabının hepsi şehit olunca, sıra İmam'ın (a.s) kendi ailesine geldi. Çünkü İmamın ashabı, biz yaşadıkça sizin ailenizin savaş meydanına gitmesini kabullenemeyiz, diye İmamın ailesinin meydana gitmesini engellemişlerdi. İmamın ailesinden savaş meydanına ilk ayak basan aziz oğlu Ali Ekber oldu.[25] Ondan sonra, İmam Ali'nin (a.s), İmam Hasan'ın (a.s), Cafer-i Tayyar'ın ve Akil'in evlatları savaş meydanına çıktılar. Birer birer yiğitçe savaştıktan sonra onlar da şahadet şerbetini içtiler. Hz. Abbas bin Ali'de (a.s) İmam Hüseyin'in evlatlarına su getirmek için gayret gösterdiği bir sırada, düşmanın kalleşçe saldırısı neticesinde, savaşarak canını İmam Hüseyin (a.s) ilahi kıyamı yolunda feda etti.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Aşura gününün en hassas zamanı, Peygamber'in ciğer paresi ve sevgili kızı Fatıma'nın aziz oğlunun yardımcısız kaldığı zaman idi. Düşman ordusu, İmam'ı yalnız gördüğü için her taraftan ona saldırıyordu ...

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Aşura günü orada bulunan Haccac bin Abdullah şöyle diyor:

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]"Allah'a ant olsun ki, oğlu, kardeşi, kardeş oğulları, akrabaları ve yaranları öldüğü halde onun (İmam Hüseyin) gibi dirençli, sebatlı, şecaatli ve yiğit birisini görmedim. Allah'a ant olsun ki ondan önce ve ondan sonra onun gibi birisini görmedim. İmam Hüseyin (a.s) düşman ordusuna saldırdığında, onlar kurt korkusuyla dağılan keçiler gibi, İmam'ın sağ ve solundan kaçışıyorlardı... Allah'a ant olsun ki, Fatıma'nın kızı Zeynep, İmam'a taraf yaklaştı... Bu esnada Ömer bin Sa'd da İmam'ın yanına yaklaşmıştı, Zeynep, İbn-i Sa'd'a hitaben şöyle dedi: "Ebu Abdullah (İmam'ın künyesi) öldürülüyor ve sen durup bunu seyrediyor musun?!"

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Devamında şöyle diyor:

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Ömer bin Sa'd'ın göz yaşlarının yüzüne ve sakalına aktığını ve Zeynep'ten yüz çevirdiğini adeta görür gibiyim …''

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Nihayet İmam Hüseyin'de (a.s) o zalimlerin eliyle feci bir şekilde şehit edildi ve bu inanların yüreklerinde ebede kadar sönmeyecek bir hüzün ateşi yaktı.

    [1] - Tabakat-ı İbn-i Sa'd, c.10, s.164.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][2] - Musir'ul- Ahzan, s.24.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][3] - A.K. s.25.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][4] - Müruc'uz- Zeheb, c.3, s.77.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][5] - İrşad, c.2, s.34.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][6] - Bihar'ul- Envar, c.44, s.329.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][7] - İrşad, c.2, s.35.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][8] - A.K. c.2, s.36.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][9] - Müruc'uz- Zeheb, c.3, s. 64.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][10] - A.K.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][11] - A.K.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][12] - A.K.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][13] - Tarih-i Taberi, c.4, s.258.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][14] - İrşad-ı Mufid, c2, s.66.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][15] - Tarih-i Yakubi, c1, s.221.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][16] - Tarih-i Taberi, c.4, s.300.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][17] - A.K. c.4,s.302-308.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][18] - A.K. s.310.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][19] - A.K. s.325.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][20] - A.K. s.311.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][21] - Kafi, c.4, s.147.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][22] - Tarih-i Taberi, c.4, s.314.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][23] - Emali-yi Saduk, s.111 ve 374.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][24] - Kamil-i İbn-i Esir, c.2, s.560.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][25] - Tarih-i Taberi, c.4, s.341.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]''Aşura bir adanıştır, Maşuk'un dergahına bütün varlığı ile,
    Tasua, bir velime ziyafetidir, maşuk'a varışın Arafe'sinde''

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Yeniden dirilmenin Arafesi olan Aşuranın tasua'sına selam olsun!
    Yeniden dirilme dersinin üstad-ı olan'a selam olsun!
    Selam olsun O üstad'ın ceddine ve evlatlarına!
    Peki nedir Aşura?
    Aşura: Ne kitlelerin deşarj edilmesi (gazı alınmak) için düzenlenen ve istenilen bir eyyamdir! Ne de doldurulmak istenilen balon hareketin meta'ıdır.
    Aşura: Yörüngesine oturmuş veya güzergahına dizilmiş bir kervanın vazgeçilmez temel düsturudur. Ve Aşura!..

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]İmam Huseyn:
    "Allah rızası için bize yardım edecek biri yok mu? Düşmanları, Resulullah (s.a.a)in hareminden, Ehli-i Beyt'inden uzaklaştıracak biri yok mu?"
    Bugünde aynı belde'de aynı nida yükselmemekte midir? Şairin dediği gibi:
    "Ne ilginçtir?! Beni Haşim'den seçilen Peygambere salat ederler ve onun evlatlarıyla da savaşırlar"
    Ne ilginçtir?! Bugün aynı salat edenler İsrail ve ABD'ye uşaklık ve yaltaklık yaparak, aynı Peygamberin dininin mensuplarını katlederler!
    Ya Hz. Zeynel Abidin(a.s)'in Kufe halkına şu beyti:
    "Sizden razı olmamız başabaştır ne bizimle olun, ne de aleyhimize. Ne bize yardım edin, ne de bizi katledin"
    Bugün de islam ümmeti aynı feryadı yükseltmektedir! Kufe kılıklı ümmetin musallatlarına, sizin bizi korumanıza ihtiyacımız yoktur. Bizi, İsrail ve ABD'ye kırdırtmayın, satmayın, ezdirmeyin rahat bırakın yeter!

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]
    Coni'lerce ümmet'tin mazlum kızlarının haysiyet ve iffeti ayaklar altına alınırken, muta'nın şartlarını yeniden yorumlasınlar ''entel'' "elit" ve ''kapital'' müslümanlar adına ağır Alimler!
    Namazın. Huseyn'i kıyam mesajının kendisine ait en geçilmez temel şart olduğunu görmezlikten gelinsin! Ve nafilelerin sevabından, karşılığının cennetteki Hur-ul ayn'lerinden konuşulsun hararetle, takva ve Mücahid'lik adına!

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Ve takkiye; ''Emri bil mar'uf tan kaçış''ın adı olsun, bilinmeyen süreliğine! Yeryüzü bir kıyamet savaşına doğru giderken. Düşmanın silahıyla silahlanmanın adı kapilalizmin koyduğu kurallarla lüks villalara ulaşmanın adı olarak yeniden yorumlansın, dinin gerekliliği adına!...

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Kerbela kıyamı takvanın zirvesini, Allah'ın Hudutlarının korunması ve bu uğurda canın islam'a canlı kalkan olarak siper edilmesi gerekiri haykırırken, ''Kan''ın son damlasına dek akıtılması gerekirken bu uğurda! Bir boğumu geçmese dahi elbisenin yıkanması gerekiri ile takva yeniden tanımlansın öyle mi?
    Ve yeni reformcu İslam'ın!!! ''first lady'' model örtünme stilinde islami tesettürde öncü ''Vakko eşarf''(pardon hicab!)ları ile övünen zamanın Zeynep'leri yetişsin,yetiştirlisin!?

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Ümmet'in en seçkinleri kılıçtan geçirilirken ümmetin vahdet'i adına! Konuşan Kur-an'lar susturulurken Kur'an adına! Bir gecede bilmem kaç hatim indirdiği ile iftihar ede dursun peygamber (s.a.a)'i görmüş, Kerbela'dan geri kalmış kahramanlar?!

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Peki nedir Kerbela? Nasıl bir gündür Aşura? Neden Kıyam?
    İmam Huseyn'nin Kıyam'ının özü baştan sonuna dek "emri bil ma'ruf ve nehy'i anil munker" dir

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]
    Ne diyor Hazret?
    " Şimdi(siz ümmet büyükleri!) eğer bana yardım etmezseniz; zalimler üzerinizdeki sultayı artırarak sürdürecek ve peygamberimizin nurunu söndürmek için çalışacaklardır."
    Devamla haykırıyor İmam Huseyn:
    "Hakka amel edilmediğini ve batıldan da kaçınılmadığını görmüyormu sunuz? Böyle bir durumda mü'minin ölümü arzulaması haktır. Ben ölümü saadet, zalimlerle yaşamayı ise alçaklık biliyorum"...

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Evet! Aşura, Aziz ve Yüce Ruh'ların donatıldığı ilahi kıyamın ilham kaynağıdır. Aşura, Asırlar boyu devam edip gelen, Asırları aşıp gidecek olan Kevserin akışıdır! Aşura, temiz vicdanlar da Adem'i Kerim'lilik, insani Erdem'lilik vasfının tezahürüdür. Aşura, zamanın Yezit'lerinin mahkemesinde Zeyneb'i Feryadın ilhamıdır. Aşura,İnsani Kemalet mektebi'nin açık akedemisi dir! İlim ve İrfan üstadı'nın(1) evrensel insaniyet medrese'si dir. İzzet ve ihtişamın yegane kaynağı dır.
    Huseyn'i cesaret ve yiğitliğin tüm zamanlarda sönmez meş'alesi dir. İlah'a imanın kurb'iyetinin tecelligahı ve bu tecelligahın dergahıdır. Aşura kıyamı, kanın kılıca galebe çalmasıdır, Zeyneb'i feryadın ihramıdır bir anlamda! Kerbela kıyamı, Huseyn'i yiğitliğin ötesinde Allah'ın kanının, Kabe'nin oğlunun(2) varisinde tecellisidir. Kanın mikatıdır. Aşura, Kur-an'ın tebliğden sonra eylemlerinin bütünlülüğüdür! Aşura, İmanla Küfrün,Tevhid ile Şirk'in, amansız savaşıdır. Özgürlüğün, azadeliğin tefsirinin yapıldığı gündür!

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Aşura; Adem'le Şeytan'ın bitmez savaşının terkarıdır. Kerbela Kıyamı, insanlık mabed'inin Kıblegahıdır bir anlamda. Aşura, mananın maddeye, metafiziğin fiziğe galebe çalmasıdır diğer anlamda! Cennetle cehennemin ayrılış sahnesidir Kerbela!
    Bir tarfta bilgisizlik, karanlık, kin, nefret,öfke bencillik, zulüm ve gurur hiziplerinden oluşan "Hizb-uş Şeytan" ile öteki tarafın; Bilgi, Aydınlık, sevgi, barış, birlik, adalet ve kardeşlik değerleri ile yoğrulan bir binanın birbirine kenetlenmiş kurşundan tuğlaların oluşturduğu "Hizbullah"ın karşılıklı kozlarının paylaşma sahnesidir!
    Kerbela, Fıratın kana doyuşu ve Mezopotamya'nın kanla sulanışıdır. Mezopotamya ise, "Risalet ve Medeniyetin beşiğidir."(3) Bu Medeniyetin çocukları Kerbela'nın kızıl Lale bahçesidir.
    Kerbela nefha'sı ile toprağa düşen her bir canla binler olup canlara cananlar katılır yeniden, Serbederan kervanına.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Ne diyor şair; Kimdir HUSEYN?

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Kimdir Huseyn'ki alem ona divane olup?
    Bu ne şemdir'ki canlar ona pervane olup?

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Şehgül-i gülzar-i İsmet-i Zehra'dır Huseyn
    Zade-yi o şeh-i mülk-i "La Feta"dır Huseyn

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Fitne sahrasında Meş'el-i hüdadır Huseyn
    Tufan-ı belada keşti-yi necadır Huseyn

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Cehlin vahşetinde huzur-i Kuba'dır Huseyn
    Musa'nın mabedi o Tur-i Sina'dır Huseyn

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Kıyam abidesi Meş'er u Mina'dır Huseyn
    Şehadet dersinde üstad-ı şeydadır Huseyn

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Saika-yı iman der şeb-i yeldadır Huseyn
    Mahzun yüreklerde HAZİN BİR SEVDADIR
    HUSEYN...!

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Ey Allah'ın yüzünün oğlu!
    Ey Allah'ın evinin oğlu!
    Ey Al-i Yasin ve Ta Ha'nın oğlu!
    Ey İbrahim'in duasının bereketi!
    Ey Zülfikar'ın varisinin babası!(4)
    Ey Seyyid'i Şuheda!
    Senden Ceddinin Rabbi olanın; İzzet, Cemal ve Celal'i hakkına, sana nasip ettiği son nefesin anını bizede nasip etmesine vesile olmanı niyaz ederiz! Döktürdüğün(5) kanın hakkı için bize şefaat eyle!

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]...Dostlar: İlim ve İrfan üstad'ı (s.a.a) bize neyi getirmiş, Ali (a.s) onu yaşamla nasıl yoğurmayı öğretmişse, Huseyn (a.s)da nasıl ölmemiz gerekir'i öğretmemiş midir? Vee sözle anlatılamayan ama yaşanan, yaşanılması gereken, sonu gelmeyen destan-ı rastandır Huseyn!..
    ...Bir arzu ile yaşayıp onunla son bulmayan hayat ne büyük yıkımdır!
    Kerbela şehid'inin yaktığı şu recez gibi:
    "And içmişim, ölüm şerbetini olanca zorluk ve acılığıyla içsem dahi metlikle öleceğim"
    ...Ve diyoruz ki;
    "Bir sevdanın tutkusudur Aşura'yı anmak,
    Ölümüne bir tutkuyla bütünleşmektir
    Şehadet.
    Şehadet; özün özü ile bütünleşmektir, diğer anlamıyla aslına rücu etmektir, Şehadet...

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]...innâ -lillah-i ve innâ ileyh-i raciun, La havle vela kuvvete illa billahil aliyyul azim

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Açıklamalar:
    1- Hz. Muhammed (s.a.a)
    2- İmam Ali (a.s)
    3- Dr. M. Ahmedinacat'ın konuşmasına konuşmasına atıf!
    4- Hz. Mehdi'ye.
    5- "İslam için öleceksem alın kılıçlar canımı" sözüne vurgu.

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Kerbela Kerbela Kerbela
    Kerbela ebedî bir sevda

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Rasûl-i Ekrem'in varisi
    Huseyn şühedâ efendisi
    Aliyyul Murtaza babası
    Fatıma Betül'dür anası

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Zehra'nın kalbinin meyvesi
    Huseyn hidayet meş'alesi
    Zeyneb'in ümidi neş'esi
    Huseyn o kurtuluş gemisi

    Huseyn'in adı dillerdedir
    Huseyn aşkı gönüllerdedir
    Huseyn yası bir ibadettir
    Sâbit bir nebevî sünnettir

    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff]Huseyn'e Rasulullah ağlar
    Tüm melâiketullah ağlar
    Huseyn için Ehl-i Beyt ağlar
    Huseyn için bu ümmet


    [FONT=verdana][COLOR=#0000ff][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT][/COLOR][/FONT]
     
    ero bunu beğendi.
  2. suskunyurek

    suskunyurek Daimi Üye

    Yüreğinize sağlik
     

Sayfayı Paylaş