İmam Cafer-i Sadık

Konu, 'ALLAH'ın Arslanı. Hz. Ali' kısmında seyduna_34 tarafından paylaşıldı.

  1. seyduna_34

    seyduna_34 Daimi Üye

    CAFERİ SADIK

    Altıncı İmam Olan Caferi Sadık, 699?da Medine?de dünyaya geldi. Babası beşinci İmam Muhammed Bakırdır.

    İmam Caferi Sadık, tarihin en önemli dönemlerinden biri olan Emevi saltanatının çöküşü ve Abbasi saltanatının başlaması döneminde yaşadı. Caferi Sadık, saltanat sahiplerinin kendisine sunduğu bütün teklifleri reddetti. Caferi Sadık bu dönemde ilmi toplantılar düzenledi, dersler verdi. Bu derslere ve toplantılara binlerce insan katıldı. Caferi Sadık bütün kutsal imamlarda olduğu gibi derin bir bilgiye sahipti. Caferi Sadık bu bilgilerinin öğrencileri vasıtasıyla bütün insanlığa ulaşması için çalıştı. Altıncı imam olan Caferi Sadık salt dini bilgiler değil, insanlığın sorunlarına çözüm için diğer alanlarda dersler verdi. Caferi Sadık?ın bu dersleri sonucu onlarca ilim sahibi insan yetişti. Hatta bazı Sünni alimler bile onun öğrencisi olmakla övünürlerdi.

    Altıncı imam Caferi Sadık, öğretmenliğinin yanı sıra ahlâklı kişiliği ile kendisiyle tanışan insanları etkiliyordu. Onunla tanışan, onun derslerine, sohbetlerine katılan bir çok insan onun etkisinde kalmış, bilgisinden, davranışlarından etkilenmiştir.

    Tabi ki bu insanlığı güzelliğe davet eden sevgili imam saltanat sahiplerinin hoşuna gitmiyordu. Saltanat sahipleri onu sık sık taciz edip, baskılar uyguluyorlardı. Sonunda onu zehirletip şehit ettiler (766). Caferi Sadık şahadetinden sonra da Alevilere önderliğini sürdürdü. Ehlibeyt sevdalıları onun "Buyruk"?larına uymaya devam ediyor.

    Bazıları cahillikten ya da art niyetten İmam Caferi Sadık?ı yanlış tanıtıyor, yanlış algılıyor, yanlış değerlendiriyorlar. Olayın özü; Caferi Sadık?sız bir Alevilik düşünülemez.
     
  2. gülüş

    gülüş Daimi Üye

    Ayrıca Hanefi Mezhebinin kurucusu Ebu Hanefi İmam Caferden ders almıştır.

    Sünnilik bu dönemde ortaya çıkmıştır edindiğim bilgilere göre




    Saltanattan gözü olmayan Bilge insan İmam Cafer_i Sadık la ilgili bu paylaşım için teşekkürler
     
  3. alevi_kızı

    alevi_kızı Daimi Üye

    güzel bi paylaşımdı dilek emegine saglık canım tşkler.bu degeli konuyla bilgi için.
     
  4. kızılbereli

    kızılbereli Daimi Üye

    Emeğine yüreğine sağlık dilek. Çok güzel paylaşım olmuş.
    İmam caferi sadık 6. imam olmakla birlikte alevi toplumunun KUTSAL KİTABIMIZ KURANI KERİM den sonra gelen BUYRUĞUMUZU yazmıstır. Alevi toplumu İmam Caferi Sadık Buyruğu olarak bildiği buyruğu İmam Caferi Sadık yazmamış olup Buyruk Alevi toplumumzunun kanunu, töresi, şeriatı dır. İmam Caferi Sadık Buyruğun yazılmasını bizlere yazılı olarak kalmasını sağlamıştır. Tüm Alevi toplumu Buyruk olarak İmam Caferi Sadık Buyruğuna tabiyiz. Buyruk İmam Caferi Sadık la birlikte oluşmamış olup daha önceden vardır ve İmam Caferi Sadık buyruğun yazıya dökülmesini sağlamıştır.
    Hanifilik mezhebinin kurucusu ebü hanifi İmam Caferi Sadık tan ders almakla birlikte bazı kaynaklara göre üvey evletı olduğu yazılmaktadır.
     
  5. sanem_62

    sanem_62 Daimi Üye

    Degerlı paylasım olmus Emeğine sağlık Canım Teşekkürler...
     
  6. ero

    ero Daimi Üye

    TEŞEKKÜRLER DİLEK GERÇEKTEN KİŞLİĞİ VE ÖĞRETİLERİ ATLANMAMASI GEREKEN BİR ÖNDERİ BİZLERE HATIRLATMIŞSIN
     
  7. prkacin

    prkacin Super Moderator

    [​IMG]
     
  8. oktay

    oktay Daimi Üye

    Çok güzel bir paylaşımdı emeğine sağlık
     
  9. nafizyilmaz

    nafizyilmaz Daimi Üye

    EMEĞİNE YÜREĞİNE SAĞLIK DİLEK YÜCE DEĞERLERİMİZİ ANIMSATTIĞIN İÇİN
     
  10. LinkinPark

    LinkinPark Daimi Üye

    bu güzel paylaşım için 10 yüz bin kere tesekkur etsek az gelir:) tesekkurler:)
     
  11. devran

    devran Yönetici

    emeğine sağlık can
    Cafer-i Sadık

    Cafer-i Sadık hazretleri,Ehl-i beytten olup, on iki imamın altıncısı, Silsile-i aliyyenin dördüncüsüdür. Babası Muhammed Bâkır, dedesinin dedesi Hazret-i Ali’dir.

    İlim ve fazilette zamanının bir tanesi oldu. Din bilgilerinde olduğu gibi, zamanının bütün fen ilimlerinde de söz sahibiydi. Yetiştirdiği talebeler, cebir ve kimya ilimlerinde çeşitli keşifler yapmışlar, bu ilimlerin temel sistematiğini kurmuşlardır. Fizik ve kimya ilimlerinin konusunu teşkil eden madde ve onlar üzerindeki bilgisi pek çoktu. Kimyanın babası sayılan Cabir de, Cafer-i Sadık hazretlerinin talebesidir.

    İmam-ı Cafer'in en meşhur talebesi olan İmam-ı a'zam Ebu Hanife, Cafer-i Sadık'ın sohbetlerine iki sene devam ederek, o gizli ve açık marifet kaynağından ilim ve evliyalık yolunda çok faydalandı. İmam-ı a'zam, onun huzurunda kavuştuğu yüksek mertebeleri anlatmak için; "O iki sene olmasaydı, Numan helak olmuştu" buyurdu.

    Hakiki İslam âlimleri, dinimizi, hiç değiştirmeden bugüne kadar ulaştırmıştır. Bu âlimlerden iman bilgilerini anlatanlara “Mütekellimin", ibadetlerin nasıl olacağını bildirenlere, "Fukaha", kalb ile yapılacak ve sakınılacak şeyleri öğreten ilme "Tasavvuf" ve bu ilmin âlimlerine de "Mutasavvifin" denildi. İşte imam-ı Cafer hazretleri, bu üçüncü ilmi anlattı.

    Zamanın hükümdarı bir gece vezirine dedi ki: "Hemen git, imam-ı Cafer'i buraya getir, öldürmek istiyorum." Vezir, hükümdarı bundan vazgeçirmek için çok çalıştı ise de ikna edemedi. Mecburen çağırmaya gitti. Hükümdar da cellatlara emir verdi. "İmam-ı Cafer içeri girince, ben başımdan külahımı çıkarınca hemen başını vurun!" dedi. Bir müddet sonra, imam-ı Cafer-i Sadık hazretleri içeri girdi. Hükümdar bunu görünce, derhal ayağa kalktı. Büyük bir tevazu ile onu karşıladı. Koltuğuna oturttu, edeple karşısına diz çöküp oturdu. Cellatlar şaşırıp kaldı. Hükümdar, Hazret-i İmama ,"Efendim, benden isteğiniz olursa emredin, hemen yapayım" dedi. Hükümdara "O halde lütfen beni bir daha çağırıp da ibadetten alıkoyma" buyurup, gitmek üzere ayağa kalktı. Hükümdar, izzet ve ikramla onu uğurladı. Gittikten sonra vücudunda bir titreme oldu, bayılıp düştü. Kendine gelince, veziri sordu: "Bu ne hâl?" Hükümdar; "O içeri girince, yanında bir aslan gördüm. Sanki bana "Onu incitirsen seni parçalarım" diyordu. Ne yapacağımı şaşırdım" dedi.

    Buyurdu ki:
    “Şunlarla beraber bulunmaktan sakın:
    1- Yalancıdan.
    2- Cimriden.
    3- Ahmaktan. Çünkü en çok işine yarayacağı zaman, seni bırakır.
    4- Fasıktan yani günah işlemekten utanmayandan!“

    "Bir hata işlediğiniz zaman istiğfar edin, hatada ısrar helak olmaya sebeptir. Bir kimse geçim darlığı çekiyorsa istiğfara devam etsin."

    "Mihnete şükretmeyen, nimete şükretmez."

    "Sadaka vererek rızkınızı çoğaltınız. Zekat vererek mallarınızı koruyunuz. Tasarrufa riayet eden sıkıntı çekmez. Tedbirli, düzenli yaşamak, geçimin yarısıdır. İnsanlarla iyi geçinmek, aklın yarısıdır. Musibet zamanında dizini döven, sevabından mahrum olur. “

    "Şu dört şeyin azı da çoktur: Ateş, düşman, fakirlik, hastalık."

    "Şu üç şey Müslümana şeref verir: Kendisine zulmedeni affetmek, bir şey vermeyene iyilikte bulunmak ve kendisini aramayanı, arayıp sormak."
    islami bir kaynaktan alıntıdır
     
  12. budy202

    budy202 Aktif Üye

    arkadaşlar zaten bütün mezhepler İmam Cafer-i'nin buyrugundan beslenir çalışma için teşekkürler
     

Sayfayı Paylaş