Alevilğin Özü CEM

Konu, 'Alevilik Genel' kısmında mihrican tarafından paylaşıldı.

  1. mihrican

    mihrican Daimi Üye

    Kayıt:
    8 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    201
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Kelime anlam ile CEM, toplanmak birleşmek bir olmak, BİRLİK demektir. "Alevilğin kalbi cem´de atar. Alevilğin sırır cem´de yatar" Alevilği bütün yönleri ile anlamak cem´i anlamak, cem´i anlamak Alevilği anlamaktır. Cemde yapılan her hareketin her sözün inançsal, kültürel, toplumsal derin anlamlar vardır. Alevilgin bütün özelikleri cem´de toplanmıştır, dolaysı ile yüzlerce kitap konusu olan bu detaylara burada değinmek olanaksız bu nedenle cem konusuna yüzeysel olarak bir değinelim.

    Cem´in inançsal kaynağı, Kırklar Cemidir. özet olarak Kırklar Ceminde: Hz. Muhammed´in Tarı´yı ziyareti ve sonra 40´lar meclisi denilen bir toplantya katıldığından söz edilmektedir. Muhammed toplantıya girmek için kapıyı çalar Peygamber olduğunu söyler fakat içeriye alınmaz, bir kaç defa dener sonra," bende fakir bir kulum sizden biriyim" deyince içeri alınır. Yani bu meclise isteyen herkes giremez, oraya giren rütbesini, malın mülkünü defterden silmesi gerekir, ve oraya girmek için gönülden istekli ve ısrarlı olmak gerekir.

    Muhammed Kırklar Meclisine (CEM´NE) girice kim olduklarını ve kimin büyük (baş) küçük olduğunu sorar,? Bize Kırklar derler , bizim küçüğümüzde büyüğümüzde uludur cevabını alır. Muhammed sayar bakar, kadın erkek 39 kişi, biriniz nerede der, - O dışarıdadır, görevdedir derler. Muhammed isbat ister, birisi Hz. Ali´nin koluna bir bıçak vurur, hepsinden kan akar, bir damla pencereden içeri düşer. Ali´nin kolu sarılır diğerlerinden dökülen kan da durur. Burada ki mesaj, Cem´de kadın, erkek herkesin eşit ve aynı seviyede olduğudur, birisinin acısı durunca hepsinin acısı durur.

    Ortaya bir üzüm tanesi getirilir, Muhammed´ten bunu kırk kişiye paylatırlması istenir. Muhammed zor durumda kalır, Haktan yardım gelir, üzüm tanesi ezilip serbet edilir, buna kırk kişi banıp, mest olup semaha kalkarlar. Burada verilen önemli mesaj yine eşitlik ve paylamaktır, hakkına düene razı olmaktır.

    Semah dönerken Muhammed´in başnda ki sarık düşer ve 40 parça olur, Kırklar bu parçalar bellerine balarlar. Muhammed pirlerini sorar, - Pirimiz Hz. Ali, rehberimiz Hz. Cebrail´dir, cevabını alırlar. Muhammed Hz. Ali´nin yanına gelir, Tanrı katına çkarken önüne çıkan aslanın azna verip, ancak o zaman yoluna devamedebildği, Peygamberlik yüzüünü Hz. Ali´nin parmanda görür.

    Burada verilen mesaj: Sadece peygamberler değil, olgun insanların tarının halifesi, onun elçisi, onun bir parças olduudur, gökte aranan yerdedir düşüncesidir. Sonuçta ortaya çıkan ve akla mantığa uyan ve gönülden her insanın katlabileceği sonuç: Tarı yeri göğü yaratmışsa da, onun elçisi, söz sahibi, insandır. ınsanlarda dünyadaki nimetleri (değerleri) ortaklaşa eşitçe paylamaldır. Bu CEM´in inançsal temelini oluturmaktadır.
    CEM´in Toplumsal temeli :Tarih boyu, fakir, emeği ile geçinen, ezilen, haksızlklara urayan, yurtan yurda göç etmek zorunda kalan insanlar, eski yeniyi bir birine katmış , bütünleşmiş, kendine bir yol çizmeye kalkmış. Ve bu olay Anadolu´da, Türk, Kürt Arap, Azeri, Müslüman Hiristiyan birçok inanç ve miliyet arasında olmuş. Tabiki bu insanlar da, bu baskş zulüme, zaman, zaman başkaldırmoş ve hakim güçlerce ezilmişlerdir. Ama teslim olmamışlar, kendi inanç, kültür ve toplumsal düzenlerini kurmuşlar. Yaptıklar her iş, yasa, kanun dışı sayldğı için, bunu gizli yapmak zorunda kalmışlar. ışte toplumsal açdan CEM´i ezilen Anadolu insanınn, bin bir yola başvurarak, bin bir çiçekten öz alarak, kendi kültür, inanç ve toplumsal yaşam deneyimlerinin örenilip, öretildği, yaşanılıp, yaşatıldığı, her yönü ile bir gözden geçirildği bir toplantıdır. (genelkuruldur, kongredir)

    CEM; barış, özgürlük, eşitlik, ibadet ve sevgi yeridir. Cem yargı ve karar yeridir. Birlik ve dirlğin korunup serilendği yerdir. Cemde sunulan can, söynenen söz, sergilenen özdür. Hizmet ve sohbet muhabbet yeridir. Kul-köle, efendi-beyin olmadğı eşit ve hür canların olduğu yerdir. şaşmasın, yoldan düşmesin diye el ele verilen yerdir cem. Yol taşı, yol kuşuna atılmaz cemde. Af, şefaat, rıza meydanıdır cem. ınsan aşılanır, kötülüklerden kesilir, çiğ olan pişer cemde. Güvenin, sevenin yeri, bacı-kardaşın meydandır Cem. Saklar seni, cem erenleri, serini verir sırını vermez. ıkrar iman yeridir, ölçü ve hükmün yeridir. Edep ve erkan yeridir cem. Bir ulu divandır meydan, Hak adna, halk adna Pir´indir ferman. Canların mutluluu esastır.

    Kurallar sadece inanmak, tekrarlamak için değil, uygulamak, bir yaşam biçimine dönütürmek içindir. Temel kurallar korunur saklanır, her şeye klavuzdur akıl. Günü gelir korur kendini, gizlenir. Günü gelir ışık, çiçek saçar aleme. Alemi her yönü ile bilmeden, deitirmek mümkün değildir. öz degimez, ama don (şekil görünü) zamana gelişmeye uyar değşir zenginleşir. Cemde dünya ileri görülür, halk senden raz ise, HAK´ta razıdır. Cennet, cehennem Cem´dedir. Nur kuşaklnın yerine, kıl kuşaklı soru sual yapmakta, cem erenleri ile karar verilmektedir. Bu yolda yolcu olan kendini kanıtlamalı, ceme girmeye layık olmaldır. Cemde can ile cemát dengesi kurulur. Mala, güzelliğe, hatıra, zora yer yoktur meydanda. Biri kırk, kırkı bir olur canlar Cem´de...




    CEM ve 12. Hizmet

    Cem´de Pir, (Mürit, Dede, Baba) Hem mülkün hem gönüllerin sultanıdır, Hak Muhammet Ali Postunda oturur, Cemi yönetir.. Cemden önce Pir, Rehberle(yardmcı yol gösterici ile) beraber, bir "danışık toplantısı" yapılır. şakınlar dükünler belirlenir, darğınlar barıştırılır, borçlar ödenir. Hak belli olur, sorusu yaplacaklar seçilir. Haberci, peyik haber verir, 12 hizmet sahipleri belirlenir. ıznikçi temizlikten sorumludur, hem cem evinin, hem gönüllerin temizliğinde, Cemevi hazırlanır, canlar davet edilir. Layık olan geçer eşikten. Bekçi bekler kapıyı dışarıyı, içeriyi. Canlar, canın teslim eder ona, su uyur düman uyumaz, gelip bir edepsiz muhabbeti bozar. ıman kuzu, şeytan kurt, akıl bekçidir. Bekçi olmazsa kurt kuzuyu ne eder. Cemde elinde asas ile Gözcüdüzen ve süküneti salar. Gözcünün elindeki "ása" edepli durana, dogru söze, göz, kulak , gönül verene değmez. çeraci, delili uyandırır, cem evi bilim ve sevigi nuruyla aydınlanır. Rehbertalibi (yola girmek isteyen canları) getirir Pir´in ve canların huzuruna. Talip el alır, dil alır, öz bulur meydanda. Klavuzsuz kuş uçmaz, rehber yolcunun klavuzudur. Hz. Ali Postunda oturur.

    Talipolan can dardadır. Boynunda tığbent bağlı, Enel-Hak dediği için asılan; baş eğilmiş eller yanda, Halacı MANSUR´un darıdır bu. Ve diz üstü oturur talip, Nesimi darına, inancı için derisi yüzülen Seyit Nesimi gibi, kendi derisi, post olur kendine. Ve talip karnında hançer, eleri gösünde, gövde eğilmiş yere, Fazlı darındadır. Ve talibin ayakta, ayaklar möhürlüdür. Hz. Hüseyin gibi, kanayan yarasın göstermemek için kapatır, sol ayak başparmağını, sag ayak başparmağı ile. Ve böyle ikrar (söz) verir talip. Pirin sesi kulanda iniler, "gelme, gelme, dönme dönme, gördüğünü ört, görmediğini söyleme, eline beline diline sahip ol. Ol söz verme, öl sözünden dönme. "Seni senden aldık sana geri verdik, kendine sahip ol. ıkrarın kadim olsun. Kendini bilen Hak da bilir, yalın ayak, baş açık, semaha kalkar Semahcı canlar. Kendinde kendini bulmak için, Enel-Hak olmak için, yürürler gerçeğe doru, pervane olup uçarlar, turnalar gibi, kendinden kendine, gönülden gönüle. Ve yanktır sazın namesi Zakir (ozan) elinde. Gönülere coku verir, dile hikmet verir. Zakire ımam Cafer ilmi söyletir, telli kuran (saz). Zakir sözün ateşi, telin alevi ile piirir çiğ canları. Siper olur, haber olur, dil olur, gönül olur, Hak olur, halk olur, soran olur, veli olur, saz Zakirin elinde. Söyler Hak-Muhammet-Ali´den, şah Hatayi´den Pir Sultan´dan, yiğitlerden, Kerbeladan, imamlardan, dünden bu günden, insandan insana.

    12 Hizmet ehli çğarılır meydana. Hizmet kuşağı balanır bellerine. üzüm tanesi gelir dem olur, pir elinden içen mihmam olur. Nefsini yenen ona hükm edendir. Halk ile iyi olan hak ile iyi olandır. Dört kapı selam verilir; şeriat, tarikat, marifet, hakikat nedir bilesin, yol ısız değildir, her kapnın sualini verip, ancak öyle geçersin. Yüreklerde ateş sönmez ki, Yezit bir semboldür, zalimler unutulmaz ki. Kerbela çölünde Saki su ile şehitlere varmaz ki. Sivasbeleda da aynı, yanar canlar ateş duman, kan içinde susuz. Sakka suyu şah Hüseyin aşkınadır, içene, göçene rahmettir, yere bereket, yüreklere şefkattir, o zemzemdir, müminin derdine dermandır. Sofra Halil İbrahim sofrası, lokma herkesin lokması. Elimde yoktur terazi, canlar hakkına oldumu razı diye sorulur. Destursuz lokma yiyene, kurban kestirilir öbür cemde, bu da sofranın cilvesidir. Kurba´na Kurbancıya, sofraya, sofracıya, çalışıp kazanana, pişirene, getirip götürene gülbang (dua) okunur. Müsayip olur (yol kardeşi) evli canlar cemde, sonsuza dek. üstlerine kefen örtülür, bu 4 can böylece, ölmeden ölürler, ölmez olurlar. Ve eşlerinden gayrı herşeyleri ortaktır, sevabıda günahıda, bir birinden sorumludurlar, topluma karşı. Ferraş-ın meydana çaldığı süpürke ile hem meydanı hem gönülleri temizler, kötülüklerden pisliklerden. Acı ızdırapta vardır cemde."Bizde hata, sizler ata." "Gönül kalsın, yol kalmasın" "Gelin canlar bir olalım." Kısa çöpün hakkını, uzun çöpten alalım. Yoldan düşenin yeri düşkünler meydandır. "Izdırap bir bedenin, yara tüm gönüllerindir". Suçluyu bağışlamak, ancak mazlumun hakkdır. Bazen olur bir can geçsede hakkndan, yol geçmez, bu da kamu hakdır, cem erenleri sorar hesabı, keser cezayı. Herkes için acı olsa da, sitemi Zülfükar düşküne değecek, hak yerini bulacak. Mala, cana, şana, güzeliğe, güvenme, nefsini, dizgin tut, yoksa sorar erenler. Sen mi ulusun, yolmu ulu.?.. Elbete yol ulu... öyleyse. Hele bir yol Cem´e varalım. Haklı haksızı, sevgiyi, dostluğu orda görelim. Bilelim, birleşelim, diyelim söyleşelim. "sevelim sevilelim". Gelin canlar bir olalım. CEM olalım..
     
  2. cem35

    cem35 Daimi Üye

    Kayıt:
    6 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    80
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    ismimin CEM olmasından gurur duyuyorumm...bu bilgileri bizimle paylastıgın için tesekkur ederim...
    eline,yuregine ve emegine saglık arkadasım ...
     
  3. maviliman

    maviliman Daimi Üye

    Kayıt:
    15 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    95
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    bunları herkesin okumasını isterim ... sağol mihrican.
     
  4. taşkın

    taşkın Daimi Üye

    Kayıt:
    12 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    79
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    eline sağlık kardeşim
     
  5. PaPatyaaa

    PaPatyaaa Aktif Üye

    Kayıt:
    21 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    bu değerli paylaşımın için çok teşekkür ederim kardeşim.aleviliğin özünü çok güzel açıklamışsın.emeğine sağlık...
     
  6. dufy

    dufy Daimi Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    60
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    PAYLASIMINDAN DOLAYI TESEKURLER
     

Sayfayı Paylaş