Alevi dedesine gerek görülmemiştir!

Konu, 'Haberler ve Yorumlar' kısmında devran tarafından paylaşıldı.

  1. devran

    devran Yönetici

    Nadide kararı tebellüğ eden Bülent Ö., ertesi gün bir dilekçe daha gönderdi: 'İnancımın önderi ve sürdürücüsü olan Alevi dedesiyle görüşmek istiyorum.'

    En doğal bir hak olarak herkes dinini öğrensin.
    Herkes dinini tam büyüme çağında, çeşit çeşit seçmeli derslerle desteklenerek öğrensin ki, tam öğrenmiş olsun.
    En doğal bir hak olarak.

    Peki ‘Sünni Türk erkeklerin egemenliğindeki´ bu devlette Aleviler ne yapacak? Cevap: Müsterih olsunlar.

    Nasıl?

    Cevap: Çünkü Alevilikle ilgili bilgiler din kitaplarına eklenecek.

    Acaba hangi tür bilgiler?**

    Buna cevap vereceğim ama bir hikayeyle…

    Kocaeli F Tipi cezaevinde tutuklu bulunan Bülent Ö., din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde bir Alevi dedesiyle görüşmek için idareye dilekçe yazdı. 4 ay sonra kendisine talebinin kabul edilmediği tebliğ edildi.

    Nadide kararı tebellüğ eden Bülent Ö., ertesi gün hem Kocaeli İnfaz Hakimliği´ne, hem de Adalet Bakanlığı´na birer dilekçe daha gönderdi: ‘İnancımın önderi ve sürdürücüsü olan Alevi dedesiyle görüşmek istiyorum.´

    İki ay sonra Bülent Ö.´ye iki kağıt geldi. Biri Cumhuriyet savcısından, diğeri de savcının kararına temel oluşturan Diyanet İşleri Başkanlığı´ndan…

    **

    Cumhuriyet savcısı şöyle diyordu: ‘İl müftülüğünden gönderilen yazıda Aleviliğin İslam dini içerisinde değerlendirildiğinin bildirilmesi karşısında ve bu bağlamda ayrı bir din olarak kabul edilmediğinden Alevi dedesi ise görüşme talebinin karşılanamayacağının…´

    Çünkü…

    Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı konuyla ilgili, Adalet Bakanlığı´na tam olarak şu görüşü bildirmişti: ‘Alevilik, X. yüzyıldan itibaren, İslam´ı kabul etmeye başlayan göçebe ve yarı göçebe oymakların bu yeni dinle birlikte önceki inanç ve geleneklerini bir biçimde bağdaştırdıkları, sonraki dönemde bünyeye bazı Hurufi ve Şii unsurların katıldığı; Hakk-Muhammed-Ali anlayışına dayalı, yol mensubunun, dört kapı-kırk makam ile insan-ı kamil olacağını benimseyen, batıni, tasavvufi özellikleri öne çıkan sosyo-kültürel bir yapıdır. Bu itibarla Alevilik müstakil bir din olmayıp, İslam dini bünyesinde sosyo-kültürel bir yapıdır.´

    **

    [FONT=Arial]İyi de… Bülent Ö., Alevilik bir din midir diye sormadı. Aleviliğin kökeniyle ilgili Diyanet´in yüksek görüş ve düşüncelerini öğrenmek için can atmıyordu.

    [FONT=Arial]Talebi çok netti: Anasayasal hakkının yerine getirilmesi. Yani inancının gereği olan din adamıyla görüşmek.
    [FONT=Arial]Fakat Türk ve Sünni devletin yargısıyla, dinden mesul başkanlığı el ele verdi ve Alevi dedesiyle görüşmeye gerek görmedi.

    [FONT=Arial]Şimdi başa dönersek… Din kitaplarında Alevilik´le ilgili nasıl bilgiler yer alacağına, Alevileri inanç özgürlüğüyle ilgili nasıl günlerin beklediğine dair herkes istediği cevabı verebilir.

    [FONT=Arial]Fakat… Haksızlıkların son bulmasından, inanç özgürlüğünden, en doğal haklardan filan bahsederken bu hikayeyi hatırlamak, sizi doğru cevaba yaklaştıracaktır.
    [FONT=Verdana]
    [FONT=Verdana][FONT=Arial]Ezgi Başaran
    [FONT=Verdana]Radikal - 3 nisan 2012
    (alıntı)[/FONT][/FONT][/FONT][/FONT][/FONT][/FONT][/FONT][/FONT][/FONT]
     
    fairy44 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş