ADNAN YÜCEL-VARMI BU ÇAĞRIYA KULAK VEREN?

Konu, 'Üye Şiir Köşesi' kısmında karagül tarafından paylaşıldı.

  1. karagül

    karagül Daimi Üye

    YÜREK ÇAĞRISI

    Acılı yağmurlarla düşmüşüm yere
    Tatlı su göllerine akamıyorum
    Yüzüm yüreğim deprem dalgası
    Bu gül kıyımlarına bakamıyorum
    Her sevi bir türküdür bağrımda
    Her öfke bir ağıt
    Ağıtlar kuşatmış dört yanımı
    Kendi türkülerimi haykıramıyorum

    Şarkılarla bezeniyor ufuklar
    Yüreğim patlıyor dağbaşlarında
    Yüreğim
    Sancımı duyar mısın yaralarında
    Kuş seslerinde yas nağmeleri
    Şarkılar sabır ve çile makamında

    Mendilimde öfke çıkınımda bilinç
    Uykusuz kalır mısın kitaplarıma
    Dudaklarımda hüzün
    Avuçlarımda sevinç
    Kulak verir misin çığlıklarıma
    Dağları aşarak gelmişim sana
    Demir kapıları kırarak
    Işık olur musun karanlıklarıma

    İsterim ki senden
    Yaylalarda otlak olasın
    Ovalarda ırmak olasın
    Yayılasın göğsümün kırlarına
    Sarasın beni sarasın

    Dalların sevdası düşmüş toprağa
    Olgun meyvelere hasret gençliğimiz
    Zamanın billur çağlayanı
    Gürül gürül akarken avuçlarımızda
    Bir damla yağmur adına
    Yakarmış dağbaşlarında yüreğimiz
    Gökyüzünde sanılmış bütün yaşam
    Gökyüzüne çivilenmiş ellerimiz
    Kulak verir misin çığlıklarıma
    Dağları aşarak gelmişim sana
    Demir kapıları kırarak
    Işık olur musun karanlıklarıma

    ADNAN YÜCEL
     
  2. yorum62

    yorum62 Daimi Üye

    karagül adnan yücelin bu şiiri için sana sonsuz teşekkürler ediyorum benim adnan yücele ayrı bir sevgim var çünkü adnan yücel gerçekten şiir lerinin yanında o bir kavga adamıydı ve birkaç gün önce ölüm yıldönümü idi ve ben bu vesileyle kendisini bir kez daha saygıyla anıyorum seni hiç unutmayacagız şairler şairi {24 -07-2002 adnan yücelin ölüm yıldönümü}
    emegine ve yüregine saglık....

    İnsanlar kaybedilirken ey çocuk
    İnsanlık adına
    Nasıl başlar bu yeşil ve mavi yolculuk
    Hangi gemi kalkar bu ülke limanlarından
    Hangi mavilikler karşılar seni
    Kıyılar zincir olmuş bileklerde
    Dalgalar yargısız infaz
    Al kalemi eline ey çocuk
    Yeşilin ve mavinin şiirini yeniden yaz
     
  3. ayfer

    ayfer Daimi Üye

    Kırdın kalbimi cankörüğüm
    Ne zaman yağmur yağsa
    Bir buluşma yeri olurdun
    İstanbul'da rüzgâr soluklara
    Mavisi yasaklanmış deniz
    Kızıl tufanı yaratmadan daha
    Ne zaman yağmur yağsa
    Tarihin şiir tanığı olurdun
    Yağmurdan sonra
    Toprak kokusu bakışlılara

    Tam otuz yıl nasıl kıydım sana
    Bin zehirli duman arasında
    Islığınla besteledim hep
    En pembe çocuk düşlerini
    Pan'ın flütünden mi kalma
    Babam'ın dilsiz kavalından mı
    Hep rüzgârla bir tuttum seni
    Hani yolu yakın
    Aşkı sonsuz kılan rüzgârla bir

    Ey can içre cankörüğüm
    Hangi kentin temiz havası
    Yetmez oldu ki soluğuna
    Çıkardın kendini ölüm doruğuna
    Ölmek kolay değil cankörüğüm
    Kalbimde sevinç gözesi pınarlar
    Kalbimde yaşamak aşkı çınarlar
    Ve bir nice coşkular coşkular
    Sende onlar gibi yaşayacaksın
    Akıp ırmaklara karışacaksın


    Sırılsıklam bütün sevişmeleri
    Yine soluğunla kurutacaksın
    © Adnan Yücel bu güzel şiirlerini bizlerden esirgemeyip bizlere bıraktıgı için sonsuz saygıyla anıyorum yatıgı yer nur dolsun



    şüpe şiirler emeginize saglık
     
  4. karagül

    karagül Daimi Üye

    duyarlılığınıza teşekkür ederim canlar...adnan yüceli yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek saygıyla anıyorum....

    YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ

    Aşksız ve paramparçaydı yaşam
    bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
    aşk ile sevmek bir güzelliği
    ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
    işte yüzünde badem çiçekleri
    saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
    sen misin seni sevdiğim o kavga,
    sen o kavganın güzelliği misin yoksa...

    Bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bin kez budadılar körpe dallarımızı
    bin kez kırdılar.
    yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
    bin kez korkuya boğdular zamanı
    bin kez ölümlediler
    yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri
    suyun ayakları olmuştur ayaklarımız
    ellerimiz, taşın ve toprağın elleri.
    yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık
    törenlerle dikilirdik burçlarınıza.
    türküler söylerdik hep aynı telden
    aynı sesten, aynı yürekten
    dağlara biz verirdik morluğunu,
    henüz böyle yağmalanmamıştı gençliğimiz...

    Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne
    ne tan atışı doğumların sevincine
    ey bir elinde mezarcılar yaratan,
    bir elinde ebeler koşturan doğa
    bu seslenişimiz yalnızca sana
    yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Saraylar saltanatlar çöker
    kan susar birgün
    zulüm biter.
    menekşelerde açılır üstümüzde
    leylaklarda güler.
    bugünlerden geriye,
    bir yarına gidenler kalır
    bir de yarınlar için direnenler...

    Şiirler doğacak kıvamda yine
    duygular yeniden yağacak kıvamda.
    ve yürek,
    imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
    ey herşey bitti diyenler
    korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
    ne kırlarda direnen çiçekler
    ne kentlerde devleşen öfkeler
    henüz elveda demediler.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!



    ADNAN YÜCEL
     

Sayfayı Paylaş