Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5
  1. #1

    Standart Üçler-Beşler-Yediler


    Alevilerde Üçler-Beşler-Yediler
    www.vbulletin-turko.com - Üçler-Beşler-Yediler Alevilerin Büyük Sırrı
    Ünsal Öztürk
    Yurt Kitap Yayın
    S. 237-238

    1- Üçler nedir?
    Üçler, vücut, can ve ruhtur. Can, kan demektir. İnsanın kan dolaşımını anlatmaktadır. Ruh ise irade demektir. Vücuda iyi bakılırsa, kan temiz olur. İyi gidalar alınırsa kan temiz olur. Bunun için irade, bilgi gereklidir.

    2- Beşler nedir?
    Beşlerin dördü Dünya, biri insanla ilgilidir. Dört, ateş, rüzgar, su ve topraktır. Ateş ve rüzgar bir, su ve toprak birdir. Aslında dördü bir gömleğe girmektedir ve birdir. Beşincisi ise Can'dır. Can, Üçlerin toplamıdır. Vücut, kan ve iradenin toplamına Can denir, yani İnsan.

    3- Yediler nedir?
    En önemlisi Yedilerdir. Yediler olmaz ise Kırklar olmaz. Yediler, Dünya'ya ait olan dört ile insana ait olan üçten meydana gelmektedir. Dört, ateş, rüzgar, su ve topraktır. Üç ise can, canan ve çobandır. Çoban çocuktur. Gelecektir. Can erkek, canan kadındır. Can ve canan bir gömleğe girerler, bir olurlar. Birleşmeden çoban, yani çocuk olur. Çoban olmaz ise soy sürmez. Meydan boş kalır. Altı olursa, insan soyu durur.



    “Damlanın İçindeki Gerçek / ALEVİLERİN BÜYÜK SIRRI”

    Damlanın içinde gerçeği buldum
    Yine benden bana getirdi beni” (Daimi)
    Hak Ehli Erenleri, yeni adlarıyla Aleviler hep başkalarına benzetiliyor. Din içerisine çekilmeye çalışılıyor. Bütün dinlerin özü, serçeşmesi sizsiniz, en iyi dinci sizsiniz deniyor. Bütün dinlerden bir şeyler almışsınız, heterodokssunuz deniyor. Genel kabul görmesi istenen düşünce budur. Özellikle İslamsınız. İslam mezheplerinden birisiniz. İbadet yeriniz de cami ve mescitlerdir, deniliyor.


    Ayrıca çarka dönme, yeni adıyla semah tıpkı şaman ayini gibidir, eski Türklerin iptidai törenlerine benzemektedir, kökeni oradadır deniyor. Tümü, külliyen yalandır.

    Hak Ehli Erenlerinin dinle ilgileri bulunmamaktadır.

    Hak Ehli Erenlerinin düşüncelerini herhangi bir etnik kimliğe yükleme çabası gerekli değildir. Cemi ve çarka dönmeyi, yani semahı Orta Asya’ya, eski Türk inançlarına, özellikle şaman ayinlerine benzetmenin de imkanı bulunmamaktadır.

    Orta Asya sistemi ile Anadolu ve Yukarı Mezopotamya sistemi birbirlerine zıt sistemlerdir. Orta Asya sistemi gökyüzünde Kutup Yıldızı’nın kıpırdamadan durduğu, tüm gök sisteminin Kutup Yıldızı’nın etrafında saat istikametinde döndüğü inancına sahiptir.

    Oysa Anadolu ve Yukarı Mezopotamya sisteminde Kutup Yıldızı yoktur. Dünya merkezde kıpırdamadan durmakta ve sadece gezegenler Dünya’nın etrafında saat istikametinin tersine dönmektedirler. Ay ile Güneş gezegen olarak kabul edilmektedir. Ay birinci dairede, Güneş ise dördüncü dairede oturmaktadır.

    Yani transa girmeden önce şaman veya tahta çıkan hakan saat istikametinde hareket ederken, Hak Ehli Erenleri ile Mevleviler saat istikametinin tersine hareket etmektedirler.

    Şaman büyücü, falcı ve sihirbazdır. Dünya insanı değildir. Transa girdiğinde hareketleri bilinç dışıdır. Sara hastası gibidir. Hak Ehli Erenleri cemleri ve çarka dönmeyi, yani semahı bilinçli, akılları başlarındayken icra ederler... Hak Ehli Erenlerinin ruhla, cinle, periyle ilişkileri bulunmamaktadır.

    Kimileri de “Alevilik İslam’ın özüdür. Heterodoks İslam’dır. Aleviler namaz kılmaz, oruç tutmaz, Hac’a gitmez... ama zaten bunlar Kuran’da yoktur. Karşı çıkanlar Kuran’ı iyi okumamışlar, bilgileri yoktur, cahildirler” diyor. “Aleviler batinidir, Kuran’ı batini yoruma tabi tutmuşlardır” diyor. Daha da ileri giderek şunları da söylüyorlar: “İslam’ın tek temel koşulu Tanrının birliği ve Muhammed’in onun elçisi olduğuna inanmak, tanıklık etmektir. Sadece bu temelde Ortodoks ve Heterodoks İslam birleşir...”

    Demek istedikleri şudur: Aleviler İslam’dır, İslam’ın özüdür. Muhammed Alevilerin peygamberidir. Tanrı da birdir. Biz İslam’ın, Muhammet’in tanrısına inanırız, Muhammed’in onun elçisi, peygamberi olduğuna inanırız. Başka da bir şey bizi ilgilendirmez.

    Ama gerçek erenler bilirler ki varsa eğer Alevilerin Allah’ı Muhammed’in Allah’ı değildir.

    Kısaca Hak Ehli Erenlerini dine, dinlere, İslam’a çekmeye çalışanların görüşleri yukarıda anlattığım gibidir.

    Oysa Hak Ehli Erenlerinin sırrı vardır.



    “Şah Hatayi’m vakıf oldu

    Bu sırrın ötesine

    Hak’kı inandıramadı

    Özü çürük ervaha.” (Şah Hatayi)





    Genel kabGHak Ehli Erenleri bilim damarından gelmektedir. Doğum anlayışlarını sır edip saklamışlardır. Kendilerine kim saldırdıysa onların kavramlarını kullanmışlar ve bugünlere kadar gelmişlerdir.

    Hak Ehli Erenleri sırlarını saklamak için 4 kapıya ihtiyaç duymuşlardır. Bunlardan üçü yalan biri gerçektir. Şeriat, Tarikat, Marifet kapıları bu dünyada hazırdır. Sırrı Hakikat Kapısı gerçektir ve başka bir alemdedir. Başka bir alem Kırklar katıdır. Kırklar katı Hak katıdır.

    Hak Allah demek değildir. Hak ile Allah arasındaki ikrarı Allah bozdu. Adem’i çamurdan yaptı. Meleklerine Adem’e secde kılmalarını istedi. Adem doğmamış, yaratılmıştır. Ana yolu Allah’tır.



    “Kırklar arş üstüne kurdular cemi

    Mahabbet hakkoldu sürdüler demi

    Balçıktan yarattı Mevla Adem’i

    Ben ol zaman atam belinde idim.” (Yeksani)



    Allah Adem’i çamurdan yaparken, Hak Ehli Erenleri babalarının belinde döl idiler...

    Yer gök yok iken iki derya vardı. Biri rahmet deryasıydı, biri nur deryasıydı. Rahmet deryasından nur deryasına gidecek yol yoktu. Bir gün rahmet deryasından nur deryasına iki damla su düştü. Önce Kubbe-i Rahman’a geldiler. Daha sonra cennet yolu ile, Hak Kapısı’nı Hakla***** Dünya’ya geldiler.

    Hak Ehli Erenleri Adem ile Havva’dan gelmezler. Yaradılışa inanmazlar. Hak Ehli Erenlerinde doğuş kavramı vardır. Doğuş için iki cins gereklidir. Hak Ehli Erenleri Naci veya Naciye güruhudur. Hak Naci ile Naciye’nin arasında, yani anne ve babanın arasında, su damlasının içinde gizlidir. Hak ölümsüzdür. Hak gendir.

    Tek tanrılı ve çok tanrılı bütün dinler insanın çamurdan yaratıldığını kabul ederler. Hak Ehli Erenleri doğumu bilirler. Anne rahmindeki bebeğin hareketini bilirler.

    Hak döllenmiş yumurta içinde gizlidir.

    Hak Ehli Erenleri üçleri, beşleri, yedileri, kırkları bilirler. Bu bilimsel bir süreçtir. Dinle bir ilgisi bulunmamaktadır. Üç; insandır, vücut-kan ve iradedir. Beş; ateş, toprak, su ve rüzgar ve insandır. Yedi; ateş, rüzgar, su ve toprak; can, canan ve çobandır. Sonuç olarak çocuktur. Çocuk gelecektir. Hak gerçektir. Hak çocukta vücut bulmaktadır. Şeytan nefste, Hak çocukta vücut bulur. Üçler, beşler, yediler budur. Peki, altı olursa ne olur? Meydan boş kalır. İnsanlık süreci durur. Yedi şarttır. Yedi olmaz ise kırklar olmaz.

    Vücudu olmayan yoktur. Görünmeyen yoktur.

    Hak Ehli Erenlerinin cenneti, cehennemi yoktur. Her şey insandadır ve bu dünyadadır. Doğum normal bir süreçtir. Bu yüzden Hak Ehli Erenleri birbirlerinin cemallerine, kalplerine, kalplerindeki bir noktaya taparlar.

    Hak Ehli Erenleri taşa, havaya, puta tapmazlar. Birbirlerine, Erenler divanına taparlar.

    Hak Ehli Erenlerinde tövbe yoktur, sır vardır.

    Adem ile Havva sürgündürler. Allah onları cennetinden sürdü, Dünya’ya çırılçıplak geldiler. Havva 36 doğum yaptı. Her doğumu bir erkek bir kızdır. Toplam 72 etmektedir. Dünyaya gelen 72 millet Adem ile Havva’nın çocuklarıdır ve sürekli ibadet yapmakta, tövbe etmektedirler, çünkü onlar sürgündür. İbadet ve tövbe onları tekrar cennete götürecektir.

    Hak Ehli Erenlerinin nikahları Hak Divanı’nda kıyılmıştır. Onlar emirlidir. Hak Ehli Erenleri Naci ve Naciye güruhudur ve 73’tür. Sürgün olmadıkları için tövbe etmezler. Kimseden korkmazlar.

    Üçlerin, beşlerin, yedilerin toplamı kırktır. Kırklar ise kırktır, kırk bir değildir. Kırk bir ise birdir. Kırk bir yoktur.

    Hak Ehli Erenlerinin tüm felsefesi sır üzerine kurulmuştur.

    Tek tanrılı ve çok tanrılı hiçbir dinin gereklerini yerine getirmezler.

    Örneğin namaz kılmazlar, oruç tutmazlar, hacca gitmezler, kiliseye girmezler...

    Putları yoktur, tözleri yoktur.

    Hak Ehli Erenleri birbirlerine taparlar, birbirlerinin cemallerine, kalplerine, kalplerindeki bir noktaya taparlar ki bu doğruluktur.





    Kırklar Söylencesi Hak Ehli Erenlerinin sırrıdır, sigortasıdır. Bu söylence kabul edildiği ve söylendiği müddetçe Hak Ehli Erenlerini başkalarına benzetmek imkansızdır.

    Hak Allah demek değildir. Muhammet Kırkların peygamberi değildir. Muhammet kırkların kapısını çalmıştır. “Kimsin?” demişlerdir. “Ben Muhammet, peygamber, açın gireyim” demiştir. “Sen git ümmetine peygamberlik et, bize peygamber lazım değil” demişlerdir.

    Kırklar Muhammet’in ümmeti değildir. Muhammet kırkların peygamberi değildir. Kırklar öyle söylüyorlar.

    Cem’in ve Çarka dönmenin kaynağı kırklardır. Kırklar Meydanı başka bir alemdedir. Başka bir alem annededir. Kırklar meydanı anne rahmidir.

    Rahman baba, rahim ana, bismil nikahtır.



    “Şu fani dünyaya geldim giderim

    Bin yılda bir çiçeğin bittiğin gördüm

    Ana rahminden geldim cihana

    Nice bin yıl yattığın gördüm” (Seyyid Mehemmed Abdal)



    Cem kadınlı erkekli yapılan toplantı değildir. Cem toparlanma demektir. Rahmet deryasından yani babadan nur deryasına yani anneye düşen iki damla su Kubbe-i Rahman’a yani anne rahmine gelir. Kırk gün mayada kalır, kırk birinci gün insanın ilk şekli oluşur. Cem, çocuğun anne rahminde kırk birinci günde ilk kez belirmesi, toparlanmasıdır.



    “Ay Ali’dir gün Muhammet

    Üç yüz altmış altı sünnet

    Balıklar da suya hasret

    Çarh dönerler göl içinde.” (Pir Sultan Abdal)



    Çarka dönme gezegenlerin güneşin etrafında dönüşü değildir. Çarka dönme anne rahminde beliren bebeğin kese içerisindeki suda harekete başlaması demektir. Çarka dönme doğumu anlatmaktadır.

    Şeytan nefste, Hak çocukta vücut bulur. Vücudu olmayan yoktur.

    Kırkların ikrarı Hak Divanı’nda yapılır. Hak Divanı evlilik meydanıdır. Bütün boy toplanır. Anne baba birbirine ikrar verir. Tek evlilik esastır. Boşanmak yasaktır. Anne baba sır bölgelerini, yani doğum bölgelerini birbirinden başka hiç kimseye göstermez. Gösteren düşkündür. Hak Ehli Erenleri ellerine, bellerine, dillerine sahiptir. El, dil ve bel üçtür. Aslı beldir.

    Çocuk doğar, çocuk büyür, ergen olur. Yol’a alınır. Yola da ikrar verir.

    Çocuk taliptir artık. Talibin rehberi, piri, mürşidi ve müsahibi vardır.

    Hak Ehli Erenlerinde karı koca dışındakiler onlara kardeş bacıdır. Cem’e girenlerin tümü kardeş bacıdır.

    Bu dünyada cennet anne ve babanın evidir. Huri kadındır.

    Hak Ehli Erenleri hayır ve şerri bilmezler. Hayır ve şer Allah’tandır. İkidir. Hayır Adem, şer Havva’dır. Hak Ehli Erenleri ikrar ve imanı bilirler. İkrar iman birdir.



    Hak Ehli Erenlerinin bildiği bilgiler doktorların, cerrahların bilebileceği bilgilerdir. Anne rahminde, ilk kırk gün mayalanmadan sonra, insanın ilk şekli oluştuğunda, çocuğun vücudunda 366 damarın oluştuğu bilgisine sahiptirler. Hak Ehli Erenleri bilimi, bilim adamlarının bildiklerini sır edip günümüze kadar taşımışlardır.

    Dinler ve mezhepler 72’de vardır. Adem ile Havva arasında Şeytan vardır. Şeytan Havva’ya aşikar Adem’e gizlidir. Şeytan Adem ile Havva’nın çocuklarının arasına nifak soktu, onları çeşitli dinlere ve mezheplere böldü. Onlar birbirlerini öldürdü, öldürmeye devam etmektedirler.



    “Cananımız canımızdır

    Teni bizim tenimizdir

    Sevgi bizim dinimizdir

    Başka dine inanmayız.” (Aşık Hüdai)



    Oysa bütün insanlar kardeştir. Anne rahminde yıkanmayan yoktur. Bütün insanlar kırklardan gelmektedir ve kardeştir. Adem çamurdan yaratıldı, kubbe-i alemde yıkanmadı, Havva Adem’in kaburga kemiğinden yapıldı. Onların anne ve babaları yoktur. Geldikleri yol anne yolu değil, Allah yoludur. Bilimin süreci değildir. Naci ve Naciye güruhu kubbe-i alemde yıkanarak gelmişlerdir. Anne yolundan, yani cennet yolundan, anne kapısından, yani Hak kapısından gelmişlerdir dünyaya. Dünyaya gelen bütün insanların yolu budur. Hak Ehli Erenleri söylencelere, masallara inanmazlar. Hak Ehli Erenleri bilimsel bilgiyi pek çok kavramın ve söylencenin arkasına sakla***** gelmişlerdir bugüne.

    72 millet birbirini öldürdü, Allah’ın yolundan ayrıldı. Allah onlara memurunu gönderdi düzelmeleri için. Memur peygamberdir, Muhammed’dir. Muhammed miraçta kırkların kapısını çaldığında “Sen git ümmetine peygamberlik et, bize peygamber lazım değil” demişlerdir. Söylencenin anlattığı doğumdur, normal doğumdur, bugünkü gibi...



    “Kah beni ataya oğul eyledi

    Kah atayı bana oğul eyledi

    Velhasıl başınızı ne ağrıtayım

    Nice kere ata belinden ana rahmine

    Ana rahminden dünyaya geldim” (Nesimi)



    Sırrı Hakikat başka bir alemdedir.

    Gerçekleri sakla*****, çarpıtarak bir yere varılamaz. Deniz bitmiştir. Batıni diyerek, inanç tartışılmaz diyerek hakikatı gözlerden uzak tutmaya çalışmanın zamanı geçmiştir. Örneğin Hak Ehli Erenlerinde “Düşkünlük” denilen bir kavram vardır, önemli bir kavramdır.

    Pirler ve Mürşitler boşanamaz, yeni evlilikler yapamaz, zina yapamaz. Taliplerin suçu birse onlarınki beş olur. Eşini boşayan, zina yapan, yeniden evlenen, nikah tazeleyen pir ve mürşit hiç kimsenin ocağına ayağını basamaz. Bırakın ocağını tarlasına basamaz. Bastığı yerde kırk yıl ot bitmez.

    Deniliyor ki Ehlibeyt Ali ile Fatma’dan doğanlardır. O halde soru şudur: Ali başka evlilikler yapmış mıdır? Evet yapmıştır. Bilinebilen dokuz eşi vardır. Otuz çocuğu vardır. Çocuklarının on yedisi kız, on üçü erkektir.

    Kerbela’da Ali’nin kaç çocuğu ölmüştür? Ölen sadece Hüseyin midir?

    Kerbela’da Ali’nin Hüseyin’den başka 10 çocuğu daha ölmüştür: Cafer, Osman, Abbas-el Asğar, Muhammed-el Asğar, Ebubekir, Cafer, Osman, Abbas, Abdullah, Muhammed. Ölen 11 çocuktan sadece Hüseyin Fatma’dan doğmuştur. Çocukların isimlerine de dikkat çekiyorum. Ölenlerin arasında 2 Cafer var. 2 Osman var. Ebubekir var...

    Özellikle Hasan pek çok evlilik yapmıştır. Kimisi 70 diyor, kimisi 110 diyor, kimisi de 400 diyor. Yakıştırılan ismi ise “Boşayan”dır. Bu bilgiler “zahiri” bilgilerdir. “Batini”lerini de Kuran’ı iyi bilen, cahil olmayan, sağa sola kin kusanlar açıklasın.

    Bütün bunları birlikte düşünmenin, değerlendirmenin zamanı gelmiştir. Neden imamlar pek çok evlilik yaparken ve “batiniler”in başlarının tacı iken, Hak Ehli Erenleri özellikle pirler ve mürşitler eşlerini boşadıkları zaman veya birden fazla evlilik yaptıkları zaman düşkün ilan edilmekte ve ayaklarının bastığı toprak kırk yıl ekilmemektedir?



    Dört Kapı’dan Kırk Makam’dan geçenlere, başka bir aleme doğanlara, 366’yı bilenlere, işleğini 72’den 73’e seçenlere, gerçek erenlere, gençliğe ve geleceğe; bu dünyaya gelenlere ve gidenlere selam olsun.
    ------------------------------------------------------------------------------------------------
    Doç. Dr. İbrahim Arslanoğlu

    G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi

    Öğretim Üyesi





    Alevilikte Üçler, Beşler, Yediler, Oniki İmamlar ve Kırklar kimdir?

    Alevilikte Üçler: Hz. Allah, Hz. Muhammed ve Hz. Ali’dir.



    Beşler: Hz. Muhammed, Hz. Ali, H. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’dir.



    Yediler: Bunlar yedi ulu aşıklardır: Hatayi, Nesimi, Fuzuli, Kul Himmet, Virani, Yemini ve Pir Sultan Abdal’dır.



    Oniki İmamlar: Hz. Ali Kerramallahü Veche, İmamı-ı Hasan, İmamı-ı Hüseyin, İmam-ı Zeynel Abidin, İmam-ı Muhammed Bakır, İmam-ı Cafer Sadık, İmam-ı Musa Kazım, İmam-ı Ali Rıza, İmam-ı Muhammed Taki, İmam-ı Aliy’yül Naki, İmam-ı Hasan el-Askeri, İmam-ı Muhammed Mehdi.



    Alevilikte Kırklar : Alevi inancına göre kırklar, Tanrının ruhları yarattığında yaratılan, her devir ve zamanda yeryüzünde bulunduklarına inanılan ermişlerdir. Bu kırk ermiş dünyanın çeşitli zamanlarında insan suretinde yeryüzüne gelmişler, ölümlerinden sonra da değişik donlarda(başka kimlikte) yaşadıkları ve dünya durdukça da yaşayacakları kabul edilmektedir. Kırkların 23’ü erkek 17’si kadındır. Hiçbir kaynakta kırkının isimleri bulunamamaktadır.



  2. #2
    paylasımdan dolayı sana tsk ederım

  3. #3
    hımmmm eline saglık cok guzel olmusss ops:

  4. #4
    GERCEK BI DAHA TSK

  5. #5
    her alevi nin okuması ve bilmesi gereken bilgleri bize aktardığın için sağol


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Telif Hakları vBulletin v4.1.8 © 2000-2011, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Sorularınız, önerileriniz ve şikayetleriniz için webmas52@gmail.com adresine mail atınız.

alevi arkadaşlık

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106