Karışık Hikayeler

0 oy
21 Ağustos 2016 Aşk, Duygusal, Sevgiliye Şiir Yazı, Kıssadan kategorisinde Serdar Yıldırım (440 puan) sordu
ANTİLOP İLE AKREBİN DOSTLUĞU Afrika'nın ortasındaki uçsuz bucaksız düzlüklerde bir antilop yaşıyormuş. Bu antilop arkadaşlarıyla yarışır ve birinci olurmuş. Çok hızlıymış. Onun çitalarla yarışıp birinci olduğunu görenler varmış. Bir gün antilop, diğer antiloplarla yaptığı yarışı en ön sırada tamamlamış. Yarışı seyreden orman sakinlerinden bazıları antiloptan imzalı resim istemişler. Antilop çantasında bulunan resimleri alarak imzalamaya başlamış. En sondaki akrebe sıra geldiğinde şanssızlık bu ya resim bitmiş. Antilop: " Ne yazık ki resim bitti. Çok isterdim bir resmim daha olsaydı ve imzalayıp size verseydim ama olmadı. Çantada hiç resim kalmadı. Başka sefere söz size iki resim imzalarım. " Antilop böyle demiş ama akrep herkesin yanında küçük düştüğünü sanıp utanmış, kızarmış. Antilop yürüyüp giderken, dişlerini gıcırdatmış: " Görürsün sen antilop, bunu yanına bırakmam. İntikamım korkunç olacak. " Daha sonraki günlerde akrep, antilobun girdiği her yarışı seyretmiş. Yarış bitince antilobu tebrik etmiş. Kendini ona tanıtmış. Aralarında dostluk ortamı oluşmuş. Bir gün akrep: " Şampiyon, seninle arkadaş olmak istiyorum. " demiş. Bunun üzerine antilop: " Ne zamandan beri tanışıyoruz, arkadaşız ya. " demiş. " Arkadaşız da, ben bu arkadaşlığı ileri seviyelere taşıyıp, sırdaş olmak istiyorum. Pek çok sırrım var ve bu sırları seninle paylaşmak istiyorum. " " Tamam, anlat o zaman. Gel şu tenhaya gidelim, orada ne sırrın varsa anlatırsın. " " Olur mu, arkadaşım! Toprak, ağaç, çimen bizi duyabilir. Yerin kulağı vardır. Sen iyisi mi izin ver üstüne çıkayım, oradan kulağına girip anlatayım. Böylece kimse sırlarımı duymamış olur. " Akrebin isteğinde kötü niyet aramayan antilop, ona izin vermiş. Akrep hızlı adımlarla antilobun üstüne çıkmış ve kısa bir zaman sonra kulağına girip orada çöreklenmiş ve başlamış antilobu tehdit etmeye: " Hemen yere çök ve sesini çıkarma. Yoksa seni sokarım. " Antilop olanlardan bir şey anlamamış. Akrebin ses tonundan işin ciddiyetinin farkına varmış ve yere çökmüş. Antilobun çok korkması ve her istediğini yapması akrebi azdırmış, daha büyük olaylara zemin hazırlamasına fırsat yaratmış. Akrep antilobun yarışlara katılmasını istiyormuş ama yarışta önde giden antiloba, yavaşla yoksa kuyruğumu kulağına saplarım, diyormuş. Yavaşlayan antilop sonuncu oluyor ve taraftar kaybediyormuş. Günler sonra antilop yalnız ve çaresiz kalmış. Artık akrebin zorlamasıyla yarışlara katılıyor ve sonuncu olunca gözyaşları içinde ağlıyormuş. Antilop ağlarken, akrebin kahkahaları kulağında çınlıyormuş. Akrep bir gün neden böyle davrandığını anlatmış, Resim olayından bahsetmiş. Günlerden bir gün antilop toprak yolda yürürken, hapşırmış. Antilobun kulağında duran akrep boş bulunmuş, yere düşmüş. Akrebi yerde gören antilop ayaklarıyla vurarak onu ezmiş. Böylelikle akrepten ve onun acımasız dostluğundan kurtulmuş. Antilop daha sonra yarışlara katılmaya başlamış. Girdiği her yarışı kazanarak, kendine taraftar toplamış. Çevresi giderek genişlemiş, arkadaşları çoğalmış. Arkadaşlarına, herkesle arkadaş olabilirsiniz ama bir akreple kesinlikle arkadaş olmayın. Akrebin size vereceği zarar hayatınıza bile mal olabilir, demiş. SON TAVŞAN İLE CİVCİV Tavşanın biri, okumaya meraklıymış. Okuduğu her yazıdan sonra, okuduklarını anlatacak birini ararmış. Bir gün bu tavşan bir civcivle karşılaşmış. Civciv tavşanın anlattıklarını ilgiyle dinlemiş. Bir süre sonra epey bir bilgi birikimine sahip olmuş ama okuma-yazma bilmiyormuş. Tavşana: " Bana okuma-yazma öğretebilir misin? " diye sormuş. Tavşan: " Aman efendim, ne demek? Tabi ki, okuma-yazma öğretirim, " demiş. Aradan günler geçmiş. Civciv okuma-yazma öğrenmiş. Kitapları çok sevmiş. Onların içinde bilim, bilgi, kültür saklıymış. Okumuş, okudukça okuyacağı gelmiş. Hayatı sorgulamaya başlamış. Hemen her söylenene inanmamış. Araştırmış. Bakalım bunlar doğru mu, diye. Günlerden bir gün civcivin aklına şöyle bir düşünce gelmiş: " Tavuk yumurtasından çıkana civciv deniyor. Ben kalabalıkta değil ayrı durmalıyım. Adı şu denince, ha bildim onu, diyebilmeli canlılar. " Kendine özel isim aramış ve sonunda bulmuş. Benim adım Civcettin demiş. Bunu arkadaşı tavşana söylemiş. Tavşan konuya akılcı yaklaşmış ve Civcettin'ın beklemediği bir atak yapmış: " O zaman benim adım da Tavşaniye. "demiş. Tavşaniye ile Civcettin birbirlerine sıkıca sarılmışlar. Onlar okumuşlar, çok okumuşlar. Okuduklarımız bizde kalmasın, başkalarına da ulaşsın diyerek diğer canlılarla fikir alışverişinde bulunmuşlar. Sonunda, o canlıların karanlıktan kurtuldukça aydınlık yarınlara selam verdiğini görmüşler. Aydınlığın her zaman karanlığı yeneceğinden emin olmuşlar ve mutlu olmuşlar. SON TALHA KARINCA VE KARGA Talha çalışkan bir çocukmuş. Derslerini bitirmiş ve oynamak için, bahçeye çıkmış. Sağa sola bakınırken aniden otların arasından gelen bir ses duymuş. Eğilmiş, bakmış. Seslenen bir karıncaymış: " Hey çocuk, lütfen bana yardım eder misin? " diyormuş. Bunun üzerine Talha: " Tabi yardım ederim ama nasıl bir yardım istiyorsun, onu söylemedin. " demiş. " Yuvam dut ağacının yanında. Karganın biri, gelip duruyor, karıncaları bir bir topluyor. Gelip görünsen karga senden korkar, kaçardı. " " Tamam karınca kardeş, hemen yardıma koşuyorum. " " Bravo sana çocuk! " Talha karınca yuvasına vardığında kargayı karıncaları yerken görmüş: " Kışt sefil karga, uç git, uzaklaş buradan.. " diye bağırmış. Karga gak gak diye bağırarak uçup gitmiş. Talha sonraki günlerde karınca yuvasına göz kulak olmuş. Karganın yuvaya yaklaşmasına izin vermemiş. Aradan birkaç hafta geçmiş. Talha bir gece akşam yemeğinden sonra ödevini tamamlamak için, odasına çekilmiş. Kitabını, defterini açmış, silgisini bulmuş ama kalemi yokmuş. Çantasına bakmış, dolabına bakmış, odasında aramış. Kalemi bulamamış. Ne yaparım ben şimdi, ödevimi nasıl tamamlarım diye söylenirken dolabın altından çıkan karıncaların bir kalemi sürüklediğini görmüş. Öne çıkan karınca: " Bak çocuk, kalemin buraya düşmüş, artık ödevini tamamlarsın. " demiş. Bu karınca yardım ettiği, iyilik yaptığı karıncaymış. Talha'nın sevincine diyecek yokmuş. Karıncalara teşekkür etmiş ve ödevini çabucak tamamlamış. Her iyiliğin karşılığı olurmuş, iyilikler karşılıksız kalmazmış. Yardımlaşalım, iyilik yapalım ve dünyayı daha bir yaşanır hale getirelim. Haydi ne duruyoruz o zaman? SON SAFİYE PAPAĞAN VE ÖRDEK Arkeolog amcası Güney Amerika'dan gelirken yeğeni Safiye'ye hediye olarak bir papağan getirmiş. Bu papağan çok güzel Türkçe konuşuyormuş. Safiye ile papağan devamlı tartışma halindeymişler: " Sen ne diyorsun Safiye, beni küçük görmekten vazgeç. " " Ne yapayım yani büyük mü göreyim? " " Evet, büyük gör. Ben papağanların kralıyım. Amazon Ormanları'nda yaşıyordum. On yıl önce avcılara yakalandım, amcana satıldım. Sen o zamanlar daha doğmadıydın. Amcan bana konuşmayı öğretti. Sonra getirip sana hediye etti. Ama iyi oldu. Şu kafesin içinde yaşamaktan bıkmıştım. Yakında beni bırakırsın sanırım. " " Şuna bak, seni niye bırakayım? Ne güzel eğleniyoruz işte. " " Sen buna eğlence mi diyorsun? İnanırım, cebinde bir altın bile yoktur. " " Altın mı? Cebimde altının ne işi var? " " Olsa fena mı olur? Bin altının olsun istemez misin? " " Şey, tabi ki isterim. Ama nerde bende o şans? " " Aman Safiye, yaman Safiye, şans ayağına geldi, baksana tuttu kafiye. " " Şans ayağıma mı geldi? Hani nerde? " " Senin şansın benim. Bırak beni sana bin altın getireyim. " Papağana inanan Safiye, onu serbest bırakmış. Papağan, yakında görüşürüz, deyip uçup gitmiş. Pencereye çıkıp papağanın arkasından bakmakta olan Safiye'ye bahçedeki paytak ördek: " Konuşmanızı duydum. Bu papağan gider ama geri gelmez. Sana da altın falan getirmez. " demiş. Bunun üzerine Safiye: " Getirmezse getirmesin. Bir şey kaybetmiş sayılmam. Ama ya geri gelirse, bin altın getirirse? Zengin oldum gitti sayılır. " demiş. Aradan iki ay geçmiş. Safiye yine bir gün öğle vakti papağanın dönüşünü pencere

Cevabınız

Adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
Spam Koruması:
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya üye olunuz.
Hoş geldiniz, Alevilik hakkında merak ettiğiniz herşeyi sorabilir veya sorulan bir soruyu cevaplayabilirsiniz.
...